Last updated: 2008-05-02
Sagalassos (Burdur)
This site, which was the metropolis of Pisidia, is located in the high country of Ağlasun, east of Burdur, and has extensive late Hellenistic and Roman remains. The current program of investigation began in 1985 with surveys by a British/Belgian team led by Stephen Mitchell and Marc Waelkens. Since 1990 Sagalassos has been investigated in more detail, using a combination of survey, full-scale excavation and environmental and geomorphological research, by Waelkens.2006
In 2005 the survey found an Iron Age settlement southwest of the city and geophysical investigations revealed several rows of a regular settlement plan. A test excavation this year uncovered a settlement of the 6th-4th centuries BC. This rural settlement was probably the forerunner of the new city. Analysis of pottery has shown that the clay was from the same clay beds as were used later.In the city itself, excavations took place at the north-south colonnaded street. It dates back to the Augustan period and appears to have been used for processions to the sanctuary. An L-shaped shop beside it is similar to ones at Pompeii. The street continued in use in the Byzantine period as a Christian sacred way.
The Odeon was studied and staircases in rooms 1 and 2 were identified. The scaenae frons was in the form of a tabernacle. The Odeon was damaged in the earthquake of 500 AD. At the Roman Baths work took place on the south side, increasing the exposure in the area of the caldarium and tepidarium. The hypocaust system was preserved here and the 6th century AD refurbishments could be clearly identified. Excavations in the western part of the Market (macellum) revealed rows of shops. The four porticoes of the Market all had identical inscriptions, indicating it was dedicated to Commodus (180-191 AD). Finds of the 7th century AD indicate that the market had a long life.
Research at the tetrastyle Apollo temple showed it was converted to a basilica in the Byzantine period, with chancel relief and synthronon (benches for clergy) added. In the middle Byzantine period it was fortified and became the centre of a fortified hamlet.
The anastylosis program continued, with work at the northwest heroon and the Late Antonine nymphaeum.
2004
In 2004 a programme of excavation, restoration (of the Upper Agora) and survey was undertaken.Excavation of a two-storied nymphaeum above the Upper Agora was completed, revealing that its aediculated facade and wings had extensive sculptural decoration, including on the ground floor colossal marble statues of the Olympian gods with an enthroned Apollo Clarios in the the central niche. Inscribed statue bases for bronze statues from the three central niches of the upper story indicate that the central niche contained a gilded statue of Hadrian (129-132 AD) flanked by those of Ti. Claudius Peison, the first Roman "knight" (eques) of Sagalassos, whose will provided for the construction of the nymphaeum. A colossal head of Demeter found in the nympheum may belong to the adjacent Odeon.
Excavation of the northern part of the Roman Baths uncovered a large room (30.4 x 10.2 m) made of solid brick curtain walls between ashlar piers. It probably dates to the period of Marcus Aurelius and was refurbished in the 4th century AD with an opus sectile floor and marble wall revetment, largely reused from other buildings. Some of this reventment depicted Egyptianizing scenes. The room was refurbished again in the 5th century when it was subdivided into an apodyterum with niched walls fitted with bath tubs and a frigidarium decorated with statues of Aphrodite of the Capitoline type and a putto carrying an amphora.
Test soundings in the eastern domestic area of the city confirmed that the area was planned in the early Imperial period and that the houses in the quarter were probably abandoned in the 4th century AD. In the central part of the Potter's Quarter, the 2004 geophysical survey identified a dense occupation of workshops with at least another fifty kilns or furnaces. Excavation of one workship of eight kilns dated to the 5th or early 6th century AD showed specialized production of mould-made figurines, lamps and flasks. In the second half of the 6th century the ceramic kilns were transformed into lime-burning units and abandoned before the end of the century.
Excavation also continued in a large urban mansion in the domestic area east of an as yet unexplored street that connected the central and upper part of town of the city. Forty-four rooms were arranged over three terraces/floors and there were six major building phases between the 2nd and late 6th/early 7th centuries AD. The mansion was subdivided into smaller units after an earthquake about 500 AD, perhaps as a result of the plague of 541-42. These units were inhabited into the 7th century, with more "ruralised" units on the ground floor where courtyards were being used as storage, and later stable, facilities. Surveys of the countryside indicate this "ruralizing" phase coincides with what appears to be the disappearance of suburban villas, suggesting that part of the farming activities of the land-holding elite was transferred to their urban residences. This pattern can be paralleled at other buildings of the site, including public structures. For example, the temple dedicated to both Hadrian and Antoninus Pius was, from the 5th century onward, encroached on by private houses, workshops and shops before being abandoned and turned into public dumping areas prior to the final earthquake of the 7th century.
Reconstruction continued at the north-west heroon and on the north side of the Upper Agora at the Antonine Nymphaeum (161-180 AD), the columns of which were completed or repaired to enable re-erection of part of the aediculated facade of the building.
The survey and archaeometry season focused on 7th-10th century Pisidia.
Websites
The excavation websites are athttp://www.sagalassos.be
http://www.archaeology.org/interactive/sagalassos/
Sagalassos (Burdur)
Pisidya’nın başkenti olan Sagalassos, Burdur’un doğusundaki yüksek bir yerleşim olan Ağlasun’da yer almaktadır; kentte birçok Geç Helenistik ve Roma Dönemi kalıntıları vardır. Bugünkü kazı çalışmaları, Stephen Mitchell ve Marc Waelkens’ın başkanlığını yaptıkları bir İngiliz/Belçikalı ekibin 1985’te gerçekleştirdiği yüzey araştırmalarıyla başlamıştır. 1990’tan itibaren Sagalassos detaylı olarak incelenmekte; yüzey araştırması, tam donanımlı kazı, çevresel ve jeomorfolojik araştırmalar Waelkens tarafından devam ettirilmektedir.2006
2005 yüzey araştırmalarında, kentin güneybatısında bir Demir Çağı yerleşimi tespit edilmiş, yürütülen jeofiziksel incelemeler de düzenli bir yerleşime ait birkaç sokak sırasını ortaya çıkarmıştır. Bu yıl kazılan bir deneme açmasında ise MÖ 6. - 4. yüzyıllara tarihlenen bir yerleşim bulunmuştur. Kırsal karakterdeki bu yerleşim, kentin ilk nüvesini oluşturmuş olmalıdır. Keramiklerin analizi, bunların yapımında kullanılan kilin, sonraki dönemlerde de kullanılan kil yataklarından geldiğini göstermiştir.Kent içinde ise, kuzey-güney doğrultusunda uzanan sütunlu caddenin kazısı yapılmıştır. Augustus dönemine tarihlenen caddenin, tapınak yönündeki geçit törenlerinde kullanıldığı sanılmaktadır. Caddenin gerisinde yer alan L-Planlı bir dükkan, Pompeii’dekilerle benzerlik göstermektedir. Cadde, Bizans Döneminde de Hıristiyanlar için kutsal bir yol olarak kullanılmaya devam etmiştir.
Odeon’da, 1 ve 2 numaralı odalardaki merdivenlerin yeri tespit edilmiştir. Scaenae frons’un (sahne binası cephesi) tabernacle biçiminde olduğu anlaşılmaktadır. Yapı, MS 500’deki depremde zarar görmüştür. Roma Hamamlarındaki çalışmalar güney tarafta yoğunlaşmış ve caldarium ile tepidarium’un bir kısmı daha ortaya çıkarılmıştır. Hypocaust sisteminin korunduğu görülmekte ve MS 6. yüzyıldaki yenilemeler açıkça anlaşılabilmektedir. Macellum’un (gıda pazarı) batı kısmındaki kazıda dükkan sıraları ortaya çıkmıştır. Buradaki dört revağın tümünde, Macellum’un Commodus’a (MS 180-191) ithaf edildiğini belirten aynı yazıt yer almaktadır. MS 7. yüzyıla tarihlenen buluntular, Macellum’un uzun bir dönem boyunca kullanıldığını göstermektedir.
Önünde dört sütunu bulunan Apollo Tapınağı’ndaki araştırmalar, Bizans Döneminde, yapının doğu tarafına din adamları için odalar ve synthronon (oturma sıraları) eklenerek bazilikaya çevrildiğini göstermiştir. Orta Bizans Döneminde yapı tahkim edilerek küçük bir kalenin merkezi haline gelmiştir.
Kuzeybatıda yer alan Heroon ve Antoninler Çeşmesi’ndeki anastylosis çalışmalarına da devam edilmiştir.
2004
2004’te yoğun bir kazı, restorasyon (Yukarı Agora’da) ve yüzey araştırması programı uygulanmıştır.Yukarı Agora’daki iki katlı nymphaeum’un kazısı tamamlanmış; yapının cephesinin ve yan kanatlarının yoğun olarak heykellerle bezeli olduğu anlaşılmıştır; zemin katta Olimpos tanrılarının devasa mermer heykelleri ile ortadaki nişte, başında tacıyla Apollo Clarios heykeli bulunmaktadır. Üst katta, ortadaki üç nişte yer alan, tunç heykellere ait yazıtlı kaideler, tam ortada Hadrian’ın (MS 129-134) altın yaldızlı bir heykeli ile bunun iki yanında Sagalassos’un ilk Romalı şövalyesi olan ve vasiyetinde nymphaeum’un yapılması isteği yer alan Ti. Claudius Peison’un heykellerinin bulunduğunu göstermektedir. Nymphaeum’da bulunan Demeter’in devasa başı, yapının bitişiğindeki Odeon’a ait olabilir.
Roma Hamamları’nın kuzey kısmındaki kazıda, kesme taştan ayaklar arasında tuğla duvarlarla taşınan büyük bir oda (30.4 x 10.2 m) ortaya çıkarılmıştır. Yapı büyük ihtimalle Marcus Aurelius Dönemine aittir ve MS 4. yüzyılda yenilenmiştir; bu dönemde opus sectile döşeme yapılmış ve çoğunlukla devşirme malzemeyle duvarlar mermer kaplanmıştır. Kaplamaların bir kısmında Mısır sanatına öykünen sahneler resmedilmiştir. Oda 5. yüzyılda tekrar yenilenmiş ve bu sırada bir apodyterium ile bir frigidarium içerecek şekilde bölünmüştür. Apodyterium duvarlarında nişler ve yıkanma tekneleri bulunmaktadır; frigidarium ise Capitoline tipi Aphrodite heykelleri ve amfora taşıyan bir çocuk heykeliyle süslenmiştir.
Kentin doğu konut alanında yapılan sondajlarda, alanın Erken İmparatorluk Döneminde planlandığı ve mahalledeki evlerin muhtemelen MS 4. yüzyılda terk edildiği anlaşılmıştır. Çömlekçiler Mahallesi’nin orta kısmında yapılan jeofizik araştırması, buranın en azından elli kiln veya fırının daha yer aldığı yoğun bir işlik alanı olduğunu göstermiştir. MS 5. veya 6. yüzyıla tarihlenen ve sekiz adet kiln içeren bir işlikte yapılan kazı, burada kalıpla yapılan figürinler, lambalar ve küçük şişeler üretildiğini ortaya koymuştur. 6. yüzyılın ikinci yarısında seramik fırınları, kireç yakan birimlere çevrilmiş ve yüzyıl bitmeden de terk edilmişlerdir.
Kentin orta ve üst kısımlarını birleştiren ve henüz ortaya çıkarılmamış bir caddenin doğusunda yer alan büyük konutun kazısına da devam edilmiştir. Yapının kırk dört odası üç terasa/kata yayılmıştır ve MS 2. yüzyıl ile 6. yüzyıl sonu/7. yüzyıl başı arasında başlıca altı yapım evresi vardır. Konut, MS 500 civarındaki bir depremin ardından, belki de 541-42’deki veba salgınından sonra, daha küçük kısımlara bölünmüştür. Bu bölümler 7. yüzyıla kadar iskan edilmiştir; bu sırada zemin kat daha ‘kırsal’ işlevlerle kullanılmış, avlular önce depolara, daha sonra da ahır ve servis mekanlarının bulunduğu alanlara dönüşmüştür. Kırsal alanda yapılan yüzey araştırmaları, bu ‘kırsallaştırılmış’ kullanımın, dış mahallelerdeki villaların ortadan kalkması olarak adlandırılabilecek dönemle çakıştığını göstermektedir; bu, arazi sahibi seçkin sınıfın, çiftçilik faaliyetlerinin bir kısmını kent içindeki konutlarına aktardıklarını gösteriyor olabilir. Bu durum, yerleşimdeki başka yapılarda ve sokaklarda da izlenebilmektedir. Örneğin, Hadrian’a ve Antonius Pius’a adanan tapınak alanı, 5. yüzyıldan itibaren özel konutlar, işlikler ve dükkanlar tarafından işgal edilmiş; 7. yüzyıldaki son depremden önce de terk edilerek şehir çöplüğüne dönüşmüştür.
Kuzeybatıdaki heroon’da, Yukarı Agora’nın kuzey bölümünde ve Antonin Nymphaeumu’nda (MS 161-180) rekonstrüksiyon çalışmaları da devam etmiştir; Nymphaeum’un sütunları, yapının çıkmasını taşıyabilmelerini sağlamak üzere bütünlenmiş ya da onarılmıştır.
Yüzey araştırması ve arkeometri çalışmaları ise, Pisidya’nın 7.-10. yüzyıllarına odaklanmıştır.
İnternet siteleri
Kazı internet siteleri http://www.archaeology.org/interactive/sagalassos/ ve http://www.sagalassos.be adresinde yer almaktadır.