Last updated: 2009-05-29
Rhodiapolis (Antalya)
The city of Rhodiapolis, named for the Rhodians who colonized it, is situated on a hilltop near the village of Sarıcasu in the Kumluca area. Rock-cut tombs dating to the Classical period have been found, but most remains are Roman or Byzantine. The most important monument in the city is probably the tomb of Opramoas, a wealthy citizen of Rhodiapolis in the time of Antoninus Pius (AD 138-161). He held high office in the Lycian League and the tomb, of squared blocks with decorated doorway, was covered with inscriptions describing his honours and benefactions. The city was a member of the Lycian League and the Lycian name of the city is thought to have been Wedrei (Wedrennehi/Wedrenni). Although work has been undertaken on the inscriptions and monuments sporadically since the site was visited by T. A. B. Spratt in 1842, the first full-scale investigation of the site began in 2006, led by Nevzat Çevik of Akdeniz University.2007
This small city has a large number of standing structures and most buildings date from the 2nd century AD, many sponsored by the family of Opramoas.Investigation of the stoa dedicated by Opramoas found that it had two storeys, one that backs onto the theatre while the other, lower storey, opens onto the agora. There are stairs leading up to the second storey. The west parados of the theatre was excavated to floor level. The cavea was not refurbished after the Hellenistic period except that holes indicate a velarium (awning) was added, perhaps in the Roman period. In the baths found a cistern was inserted in the area of the palaestra during the Byzantine period. The city is very compact and water cisterns were also built under the terraces.
A survey of the nearby city of Gagai in 2007 found that its baths were paid for by Opramoas.
2006
In 2006 the site was cleaned and vegetation removed, and vehicle roads and other infrastructure were constructed. Work was also undertaken to conserve the site, which was badly damaged by fire in 2000 and has suffered looting. A program of surveys, topographic work and excavations was initiated. Excavation took place in three areas.In the Roman bathhouse, excavation of the caldarium, tepidarium, frigidarium, and service and vestibule areas was completed. The bathhouse is of the Anatolian baths-gymnasium layout and covered 998 square metres (the palaestra will be investigated in 2007). This bathhouse was constructed in the 2nd century AD at the earliest and repairs were undertaken in the 3rd and 4th centuries. In the Byzantine period it was extensively altered and used for housing.
In the public city centre, the agora and stoa formed a unit, with the stoa forming the covered, western part of the agora. The stoa was 9.2 metres wide and in the south were four large cisterns, each 7.4 x 11.25 metres. They formed the substructure of a large terrace. A limekiln in the centre of the agora had been used to burn marble pieces from the surrounding area.
On the north edge of the public city centre was the theatre, which is 80 per cent excavated. It was 39.22 metres in diameter and had a capacity of about 1500 people.
Bibliography
Nevzat Çevik, İsa Kızgut and Süleyman Bulut, "Excavations at Rhodiapolis in 2006: The First Campaign", ANMED (Anadolu Akdenizi Arkeoloji Haberleri) 5 (2007), 59-67Website
An excavation website is being set up at www.rhodiapolis.comRhodiapolis (Antalya)
Rodoslular tarafından bir koloni kenti olarak kurulan Rhodiapolis, Kumluca bölgesindeki Sarıcasu Köyü yakınında bir tepe üzerinde yer almaktadır. Alanda Klasik Döneme ait kayaya oyulmuş mezarlar da bulunmasına karşın, kalıntıların büyük bölümü Roma ve Bizans dönemlerine tarihlenmektedir. Kentin en önemli yapısının, Antoninus Pius devrinde (MS 138-161) Rhodiapolis’te yaşamış varlıklı bir vatandaş olan ve Likya Birliği’nde yüksek bir mevkide bulunan Opramos’un anıt mezarı olduğu söylenebilir. Kesme taştan inşa edilen ve bezemeli bir girişe sahip olan mezar, Opramos’un iyiliklerini ve yaptıklarını anlatan yazıtlarla çevrilidir. Kentin Likya Birliği’nin üyesi olduğu bilinmekte ve Likya dilindeki isminin Wedrei (Wedrennehi/Wedrenni) olduğu düşünülmektedir. Yerleşimin 1842 yılında T. A. B. Spratt tarafından ilk kez ziyaret edilmesinden bu yana, anıtlarda ve yazıtlarda düzensiz bazı çalışmalar yürütülmüşse de, alandaki büyük ölçekli ilk araştırmalar, 2006 yılında Akdeniz Üniversitesi’nden Nevzat Çevik tarafından başlatılmıştır.2007
Bu küçük şehirde, birçoğu MS 2. yüzyıla tarihlenen ve yine çoğu Opramoas sülalesi tarafından finanse edilmiş, halen ayakta duran çok sayıda yapı bulunmaktadır.Opramoas’ın bağışladığı stoadaki araştırmalarda, yapının iki katlı olduğu ve birinin tiyatroyla sırt sırta yer aldığı, diğerinin (alt katın) ise agoraya açıldığı görülmüştür. İkinci kata ulaşan merdivenler bulunmaktadır. Tiyatronun doğu parados’u, döşeme seviyesine kadar kazılmıştır. Cavea’nın Helenistik Dönem sonrasında yenilenmediği, sadece, deliklerin işaret ettiği üzere bir velarium (tente) eklendiği anlaşılmaktadır; bunun Roma Döneminde eklenmiş olması da mümkündür. Hamamlarda bulunan bir sarnıç ise, palaestra kısmına Bizans Döneminde inşa edilmiştir. Kentin oldukça sıkışık olması nedeniyle terasların altına da sarnıçlar yapıldığı görülmektedir.
Yakın çevredeki Gagai kentinde 2007’de gerçekleştirilen yüzey araştırmasında, buradaki hamamların da Opramoas tarafından yaptırıldığı anlaşılmıştır.
2006
2006’da alanda genel temizlik yapılarak bitkiler kaldırılmış; araç yolları ve diğer altyapı sistemleri inşa edilmiştir. Ayrıca 2000 yılındaki yangından ve kaçak kazılardan zarar gören alanın korunmasına yönelik bazı çalışmalar da gerçekleştirilmiş; bu doğrultuda belgeleme, topografik araştırmalar ve kazılar başlatılmıştır. Kazılar üç farklı bölgede sürdürülmüştür.Roma Hamamı’nda caldarium, tepidarium ve frigidarium ile servis ve giriş alanlarının kazısı tamamlanmıştır. Hamam, Anadolu’da rastlanan hamam-gymnasium plan tipine sahiptir ve 998 metre karelik bir alana oturmaktadır (palaestra ile ilgili çalışmalar 2007 yılında gerçekleştirilmiştir). Yapı en erken MS 2. yüzyılda inşa edilmiş olabilir; onarımlar ise 3. ve 4. yüzyıllarda yapılmış olmalıdır. Bizans Döneminde oldukça değiştirilmiş ve konut olarak kullanılmıştır.
Kent merkezinde, agora ile stoa bir bütünlük arz etmekte; ve stoa, agoranın batıda yer alan üzeri örtülü bölümünü oluşturmaktadır. Stoa 9.2 metre genişliktedir; güney ucunda, her biri 7.4 x 11.25 metre boyutlarında olan ve geniş bir terasın altyapısını meydana getiren dört büyük sarnıç yer almaktadır. Agoranın ortasındaki kireç ocağı, çevredeki mermer parçaların yakılması için kullanılmış olmalıdır.
Kent merkezinin kuzey köşesinde bir tiyatro yer almaktadır; kazısı yüzde 80 oranında tamamlanmış olan yapının çapı 39.22 metredir ve yaklaşık 1500 kişiliktir.
Kaynakça
Nevzat Çevik, İsa Kızgut ve Süleyman Bulut, "Excavations at Rhodiapolis in 2006: The First Campaign", ANMED (Anadolu Akdenizi Arkeoloji Haberleri) 5 (2007), 59-67İnternet adresi
Kazıya ait internet sitesi www.rhodiapolis.com adresinde yer almaktadır.