Last updated: 2008-02-27
Perge (Antalya)
The ancient city of Perge is in the coastal plain, 15 km east of Antalya, and consists of an acropolis with occupation dating back to the Bronze Age and a large city to the south. The main period of prosperity was in the Hellenistic and Roman periods, from the 2nd century BC to the 3rd century AD. Perge has been investigated since 1946 in a series of excavation campaigns led by Arif Mansel and Jale İnan, and currently by Halûk Abbasoğlu.2006
In 2006 work focused on two areas: the Western Necropolis and the Colonnaded Street, where two trenches were excavated, including part of the gallery and the street to the east of the entrances to Shops 8, 9 and 10.In the Western Necropolis work took place in a number of lots. In Lot 169, worked since 1997, many burial types have been found, and in 2006 two chamosorions (L64 and L65), with lids missing, were recovered, as well as another sarcophagus (L66) of local limestone. In Lot 159, about 500 m south of the West Gate, a number of tombs were found. They included two more sarcophagi of limestone (L60 and L61), the latter with shield reliefs in the pediments of its "pitched roof" lid. Further east, L63 was found undisturbed. It contained five individuals and the grave gifts included bronze coins, glass and pottery unguentaria, bronze mirrors and a bone marionette. L70 has a Medusa head in the pediment of the lid and a shield in the west pediment. A number of osteotheks were also excavated. The pottery found this year included high quality Sagalassos ware of the 2nd-3rd centuries AD and fragments of cut bone, suggesting there was a workshop in the area.
During this year work also began on a mosaic corpus, while the conservation, repair and landscaping of the site continued.
2004
The 2004 campaign focused on three main areas: the acropolis, the West Necropolis and the Colonnaded Street. This was the final year of investigation on the acropolis to learn more about the pre-Roman settlements of the site, particularly whether Perge can be identified with the Hittite city of Parha. Pottery from the Bronze Age to Early Iron Age, combined with the discovery of an extensive series of Bronze Age walls, indicate a significant settlement on the acropolis. Documentation and dating of Archaic houses of the 7th century and megarons of the 6th century were also completed in this area. Evidence for cultic activity on the acropolis predating the 7th century monumental cult altar was found in two structures with hearths and ash altars. These were identified as part of a sanctuary dated to the late 9th or early 8th century. A sounding to the east of this sanctuary yielded a continuous stratigraphy (the first in Pamphylia) from the Early Iron Age back to the Bronze Age. The pottery from the acropolis indicates that the LB settlement had relations with central Anatolia (Beycesultan and Alişar), as well as coastal sites such as Tarsus and, most importantly, Cyprus, as imported Late Helladic IIIC pottery attests. The influence of Cyprus continues in the pottery of the 9th and 8th centuries, after which pottery from western Anatolia (Sardis, Konya) and the Aegean (Rhodes) increases. The appearance of Athenian pottery of the early 5th century may reflect the campaigns of Athens against the Persians. Two inscribed sherds dated to the 6th century BC, one in Greek and the other in epichoric Pamphylian script, are seen as evidence for the coexistence of the two languages in Archaic Perge.Excavation also continued along the street of monumental tombs in the West Necropolis, uncovering more tomb chambers dated to the Roman period. Work continued on the spectacular Roman funerary monument discovered in 2003, the well-preserved two-storey tomb M9, with five sarcophagi of a family found in situ along with mosaic floor decoration. The peribolos and geometric floor mosaic of the courtyard were fully exposed and three building phases were identified. The sarcophagi include local and imported types. There is a mid-3rd century Attic Dionysian kline sarcophagus with portraits of the couple preserved (a similar example exists in Thessaloniki); a marble sarcophagus with Amazonomachia, probably of Dokimeion marble; and a half-finished Proconnesian sarcophagus. Only two local limestone sarcophagi on the first floor were not plundered in antiquity. All these burials were digitally mapped using a total station.
Excavations in the Colonnaded street at J9 and J10 uncovered three marble heads (two possible portraits and one perhaps of Asklepios), a torso of Hygeia and one monumental left bronze foot. A unique skull from chamber M6.4 had eight trepanation holes and was perhaps used for practice/training.
Documentation and conservation of mosaics in the agora and palaestra of the South Baths continued for a corpus on the mosaics of Perge and Pamphylia. Other conservation work included planning of the South Gate. Sixteen columns of the western gallery of the Colonnaded Street were restored by the Foundation for the Improvement of Cultural Consciousness.
Bibliography
Halûk Abbasoğlu, "Perge 2006", ANMED (Anadolu Akdenizi Arkeoloji Haberleri) 5 (2007), 54-8Website
A report on the 2006 season can be found atwww.ttk.org.tr/index.php?Page=Sayfa&No=199
Perge (Antalya)
Antalya’nın 15 km doğusunda, denize yakın bir ovada yer alan Perge, Tunç Çağından itibaren iskan edilen bir akropol ile bunun güneyindeki büyük bir yerleşimden oluşur. En görkemli dönemini, Helenistik ve Roma dönemleri boyunca, MÖ 2. yüzyıldan, MS 3. yüzyıla kadar yaşamıştır. 1946’dan itibaren Arif Mansel ve Jale İnan tarafından yürütülen Perge kazılarını, günümüzde Haluk Abbasoğlu sürdürmektedir.2006
2006 yılı çalışmaları Batı Nekropol ve Sütunlu Cadde olmak üzere iki ayrı alanda yoğunlaşmıştır. Sütunlu Cadde’de, galerinin bir bölümü ile 8., 9.ve 10. dükkanların girişlerinin doğusunda kalan caddeyi de içine alan iki açmanın kazısı yapılmıştır.Batı Nekropol’de birkaç alanda çalışılmıştır. 1997’den bu yana sistematik olarak kazısı yapılmakta olan 169 numaralı parselde pek çok gömü tipine rastlanmıştır; 2006’da da khamosorion tipinde, kapakları yok olmuş iki lahit (L64 ve L65) ile yerel kireçtaşından yapılmış bir diğer lahit (L66) tespit edilmiştir. Batı şehir kapısının yaklaşık 500 metre kadar güneyinde yer alan 159 numaralı parselde de kireçtaşından iki lahite (L60 ve L61) daha rastlanmıştır; bunlardan ikincisinin “beşik çatılı” kapağının alınlığı üzerinde kalkan kabartmaları bulunmaktadır. Daha doğuda, hiç açılmamış olan L63 tespit edilmiştir. İçinde beş kişiye ait iskeletler ile tunç sikkeler, cam ve pişmiş topraktan unguentariumlar, tunç aynalar ve kemik bir kukla (marionette) gibi mezar hediyeleri vardır. L70’in kapağında bir Medusa başı ve batı alınlığında da kalkan kabartması bulunmaktadır. Bunların yanı sıra birkaç adet ostotek de ortaya çıkarılmıştır. Bu yıl ortaya çıkan malzemeler arasında, MS 2.-3. yüzyıla ait, kaliteli Sagalassos keramikleri ile yakın çevrede bir işlik olduğuna işaret eden düzenli biçimde kesilmiş kemik parçaları vardır.
Bu yıl ayrıca bir mozaik korpusu oluşturmak üzere çalışmalara başlanmış, alandaki koruma, onarım ve çevre düzenleme faaliyetlerine de devam edilmiştir.
2004
2004 kazıları üç alanda yoğunlaşmıştır: Akropol, Batı Nekropolü ve Sütunlu Cadde. Roma Dönemi öncesi yerleşimleriyle ilgili bilgi edinmek ve Perge’nin, Parha isimli Hitit şehri olup olmadığını anlamak üzere akropolde bu sene son araştırmalar yapılmıştır. Tunç Çağından Demir Çağının başlangıcına kadar olan çanak-çömlek buluntuları ve ortaya çıkarılan Tunç Çağı surları, akropolde kayda değer bir yerleşim olduğunu göstermektedir. Bu alandaki, 7. yüzyıla ait Arkaik evler ile 6. yüzyıla ait megaronların belgeleme ve tarihlendirme çalışmaları da tamamlanmıştır. Akropolde, 7. yüzyıla ait anıtsal kült sunağı öncesinde de tapınma etkinlikleri olduğu, burada bulunan ocaklı ve kül sunaklı iki yapıyla kanıtlanmıştır. Bunlar, 9. yüzyıl sonu ya da 8. yüzyıl başına ait bir kutsal alanın parçaları olarak tanımlanmıştır. Bu alanın doğusunda yapılan sondaj çalışması, Demir Çağı başlangıcından Tunç Çağına kadar sürekli bir stratigrafi olduğunu göstermiştir (bu duruma Pamfilya’da ilk kez rastlanmaktadır). Akropoldeki çanak-çömlek buluntuları, GTÇ yerleşiminin Orta Anadolu’yla (Beycesultan ve Alişar) olduğu kadar Tarsus gibi kıyı yerleşimleriyle ve en önemlisi, ithal Geç Hellas IIIC çömleklerin kanıtladığı üzere, Kıbrıs’la da ilişki içinde olduğunu gösterir. Çanak çömlekteki Kıbrıs etkileri 9. ve 8. yüzyıllara kadar devam etmiştir; bu tarihten sonra Batı Anadolu (Sardis, Konya) ve Ege (Rodos) öne geçmektedir. 5. yüzyıl başına ait Atina çömleklerinin görünümü, Perslerin Atina seferlerini yansıtıyor olabilir. MÖ 6. yüzyıla tarihlenen yazılı iki çömlek parçasının birinde Yunanca, diğerinde ise yerel Pamfilya alfabesi kullanılmış olması, Arkaik Perge’de iki dilin bir arada var olduğunun kanıtıdır.Batı Nekropolü’ndeki anıtsal mezarların bulunduğu yol boyunca yapılan kazıya da devam edilmiş ve Roma Dönemine tarihlenen başka mezar odaları bulunmuştur. 2003’te ortaya çıkarılan görkemli Roma mezar anıtındaki çalışmalar devam etmiş, iyi korunmuş olan iki katlı M9 mezarı ile bir aileye ait beş adet lahit ve mozaik zemin döşemesi in situ durumda bulunmuştur. Peribolos ile avlunun geometrik formlu zemin mozaiği tamamen ortaya çıkarılmış ve üç yapım aşaması tespit edilmiştir. Lahitler arasında yerel ve ithal tipler vardır: 3. yüzyıl ortasından, üstünde, muhafaza ettiği çiftin portreleri bulunan klineli bir Attika Dionisos tipi lahit (benzer bir örneğe Selanik’te rastlanmaktadır); büyük olasılıkla Dokimeion (Afyon, İscehisar) mermerinden yapılmış olan ve Yunanlılarla Amazonlar arasındaki savaşı (Amazonomachia) betimleyen bir lahit; ve Prokonessos (Marmara Adası) mermerinden yapılmış ve yarı bitmiş bir lahit bunlar arasında sayılabilir. Birinci katta yer alan, kireçtaşından yapılmış iki yerel lahit dışındaki tüm mezarlar Antik Dönemde yağmalanmıştır. Tüm bu mezarlar elektronik teodolit vasıtasıyla dijital olarak belgelenmiştir.
Sütunlu Cadde’deki J9 ve J10 açmalarında üç adet mermer heykel başı (ikisi büyük ihtimalle portredir; üçüncüsü ise Asklepios’a ait olabilir), Hygeia’ya ait bir torso ve tunçtan anıtsal bir sol ayak bulunmuştur. M6.4 odasından çıkarılan ünik kafatasında sekiz trepanasyon deliği vardır ve muhtemelen inceleme/eğitim amacıyla kullanılmıştır.
Agora’daki ve Güney Hamam’ın palaestrası’ndaki mozaiklerin belgeleme ve koruma çalışmalarına, Perge ve Pamfilya mozaikleri üzerine hazırlanan bir eser için devam edilmiştir. Güney Kapısı’nın projelendirilmesi de koruma çalışmalarının arasındadır. Sütunlu Cadde’nin batı galerisindeki on altı sütun “Kültür Bilincini Geliştirme Vakfı” tarafından restore edilmiştir.
Kaynakça
Halûk Abbasoğlu, "Perge 2006", ANMED (Anadolu Akdenizi Arkeoloji Haberleri) 5 (2007), 54-8İnternet sitesi
2006 kazı sezonuna ait raporwww.ttk.org.tr/index.php?Page=Sayfa&No=199 adresinde yer almaktadır.