Last updated: 2008-02-27
Obsidian sources (northeast Anatolia)
A survey of obsidian sources in northeastern Anatolia was undertaken in 2006 by Katsuji Kobayashi (University of Melbourne). No work had previously been done on sources in the area. The aims were to trace the spatial distribution of material from each source and changes in distribution patterns, and to identify the fingerprint of the northeastern types.In the Erzurum area sources were identified at Pasinler, Ömertepe and Güzelyurt. In the Pasinler outcrop two types of obsidian were identified: a black type of highest quality, found imbedded in ash matrix, and a red-banded type in red matrix, found on the surface. Large quantities of worked chipped stone lay on the surface, indicating tool production at the site. At Ömertepe large nodules of very black, opaque obsidian of the highest quality were found, but at Güzelyurt there were only small fragments of poor quality stone that would be useless for making chipped stone tools.
An area of volcanic domes southeast of Erzincan produced very large nodules but the stone was not well vitrified and was fragile. At İkizdere, 30 km south of Rize, two types of obsidian were found: one that is black and red (found at the base of the source) and a black type (found at the top). These may have been from different formations.
At Nemrut Dağı, north of Bitlis, obsidian was found both inside and outside the caldera but both types were of poor quality. Locals indicated a better source existed but there was no road access to it and so it could not be investigated.
The workshops at Pasinler suggest it was possibly a distribution centre, and obsidian from there was used at Sos Höyük, as was obsidian from Ömertepe. However, obsidian from sources not sampled in the survey (and probably imported from farther away) was also used there.
Obsidyen Kaynakları (Kuzeydoğu Anadolu)
Anadolu’nun kuzeydoğusundaki obsidyen kaynaklarını belirlemek üzere, 2006 yılında Katsuji Kobayashi (Melbourne Üniversitesi’nden) tarafından bir yüzey araştırması gerçekleştirilmiştir. Bölgede daha önce bu tür bir çalışma yürütülmemiştir. Çalışmanın hedefi, her kaynağa ait malzemenin yayılma alanının ve yayılma düzenindeki değişikliklerin izini sürmek ve Kuzeydoğu Anadolu’ya ait tiplerin özelliklerini belirlemektir.Erzurum bölgesindeki kaynaklar Pasinler, Ömertepe ve Güzelyurt olarak tespit edilmiştir. Pasinler’in kayalık bölgelerinde iki tip obsidyen görülmektedir: küllü matris içine gömülü haldeki yüksek nitelikli siyah tip ile, yüzeyde, kırmızı matris içindeki kırmızı çizgili bir diğer tip. Yüzeydeki çok miktarda yontulmuş taş parçası, burada el aletlerinin yapıldığına işaret etmektedir. Ömertepe’de de en kaliteli cinste, simsiyah ve opak obsidyen parçaları bulunmuştur; ancak Güzelyurt’ta sadece düşük kaliteli ve yontma taş aletler yapmaya uygun olmayan küçük parçalara rastlanmıştır.
Erzincan’ın güneydoğusundaki volkanik tepelerde büyük parçalar bulunmuş olmakla birlikte taşın iyi camlaşmadığı ve kırılgan olduğu görülmüştür. Rize’nin 30 km güneyindeki İkizdere’de iki tip obsidyene rastlanmıştır: bunlardan biri kırmızı-siyah (kaynağın tabanında bulunmaktadır), diğeri ise siyah tiptedir (daha yukarıda yer almaktadır). Bu ikisinin farklı formasyonlara sahip olduğu düşünülebilir.
Bitlis’in kuzeyinde yer alan Nemrut Dağı’nda ise hem kaldera içinde, hem de dışında obsidyen bulunmakla birlikte, her iki tip de düşük niteliklidir. Yöre sakinleri daha iyi bir kaynak bulunduğundan bahsetmiş ancak buraya yol olmadığından inceleme yapılamamıştır.
Pasinler’deki atölyeler, buranın büyük ihtimalle bir dağıtım merkezi olduğunu düşündürmektedir; buradan ve Ömertepe’den çıkan obsidyen Sos Höyük’te kullanılmıştır. Ancak, yüzey araştırması kapsamında numune alınamayan kaynaklardan da malzeme geldiği anlaşılmaktadır (muhtemelen daha uzak bölgelerden getirilmiş olmalıdır).