Last updated: 2008-05-01

Miletus (Aydın)

This site at the mouth of the Büyük Menderes River had four harbours in antiquity, although it is now inland as a result of the extensive silting up of the area. It was an important Late Bronze Age city and was resettled by Ionians in the early 1st millennium BC. The city flourished throughout antiquity. German excavators began work at the site in 1899 and work continues under the direction of Volkmar von Graeve.

In recent years satellite images and geophysical prospection have helped discern the elongated street grid in the areas of the south city, a large basilica (130 x 46 m) along the east edge of the South Agora, and the insula system south-east of Humeitepe at the north of the city. Study of the West Agora has identified its south-west corner and determined that the city wall runs closer to the west edge of the west agora than in previous plans.

2006

A new program to study the Byzantine period began this year. During the geophysical survey a large extramural basilica (130 x 46 m) had been found along the east edge of the South Agora. This year soundings were made in the five-aisled transept, which contained spolia, including inscriptions and blocks from the Delphinion. Alexander Herda's study of the Delphinion has concluded that the altar was originally Hellenistic.

Excavations also continued in the Archaic sanctuary of Aphrodite where finds included a sima block with Medusa head. At the temple was found a group of 165 terracotta figurines, with paint in several colours preserved on many examples. This was the main highlight of the season. The most common type is a seated figure wearing a large polos and a chiton and with hands on its knees in the style of just before the middle of the 6th century BC. The same seated type occurs in a range of sizes, as does the second most common type, a figure standing with arms crossed. Several seated couples were made from the same mould but decorated in different colours.

2005

In 2005 work at Miletus took place in a number of areas. Excavation focused on the western terrace of the Archaic sanctuary of Aphrodite at Zeytintepe, and confirmed that there was a quarry was located there. Two large limestone blocks were found in situ, one of which had already been detached from the rock and roughly shaped, while the cutting channel to remove the other had not been completed. Such blocks were used for the Late Archaic temple built on top of the hill in the last quarter of the 6th century BC. The quarry was then filled in with quarrying refuse and settlement waste, but it also served as a bothros for votive offerings. Finds included many terracotta figurines, of new types as well as those previously known. New types included double-head vases with the heads of a veiled woman and a satyr, reclining revellers and reclining satyrs. Bronze items included omphalos bowls, jewellery, a griffin protome (six have now been found at the sanctuary) and a large shield with its original wooden backing. Noteworthy among the pottery vessels were vases of Fikellura style. Mythological representations, especially of Aphrodite and Dionysos, are particularly common.

The geophysical survey of the area of the city and its environs continued, with the discovery of a new harbour on the eastern side of Humeitepe, new tombs on the Sacred Road outside the Sacred Gate, and a residential area on the westernmost part of Değirmentepe, presumably the suburb of Oikous mentioned in literary sources. Identification of a street system between the Late Hellenistic city wall and Kalabaktepe is particularly significant. It would have been within the 5th century BC walls and it has the same orientation and size as the southern part of city inside the city walls, but was less densely built up.

Excavation did not take place in the Bronze Age layers at the Athena temple this year, which was devoted to a study season.

2004

In 2004 work included a sounding in the Late Archaic temple, under the Aphrodite sanctuary on Zeytintepe. Finds included Attic imports of the late 6th century and a high quality bronze griffin protome from a tripod.

Restoration work was conducted on the theatre and the facade of the nymph grotto, and the system of pathways for visitors was made clearer.

Website

The excavation website is at
http://www.ruhr-uni-bochum.de/milet

Miletus (Aydın)

Antik Çağda Büyük Menderes Irmağı’nın ağzında yer alan bu yerleşimin dört limanı bulunmasına rağmen, bugün çevresinin siltle dolmuş olması nedeniyle denizden uzaktadır. Önemli bir İlk Tunç Çağı yerleşimi olan şehir, M.Ö. 1. binyılın başında İyonyalılar tarafından yeniden kurulmuş ve Antik Çağ boyunca önemini korumuştur. 1899 yılında başlayan Alman kazı ekibinin çalışmaları bugün Volkmar von Graeve başkanlığında sürdürülmektedir.

Son yıllarda uydu görüntüleri ve jeofiziksel yüzey araştırma yöntemlerinin kullanılması, şehrin güney bölümüne uzatılan sokak karolajının, Güney Agorasının doğu kenarı boyunca uzanan büyük (130 x 46 m) bir bazilikanın ve şehrin kuzeyinde Humeitepenin güneydoğusunda yer alan insula sisteminin tanımlanmasını sağlamıştır. Batı Agorasında yürütülen çalışmalar sonucu güneybatı köşesinin yeri belirlenmiş ve daha önceki planlarda işaret edildiğinin aksine şehir surlarının Batı Agorasının batı kenarına daha yakın konumda bulunduğu anlaşılmıştır.

2006

Bu çalışma sezonunda, yerleşimin Bizans Dönemini incelemek üzere yeni bir program başlatılmıştır. Jeofiziksel yüzey araştırmasında, sur dışında ve Güney Agora’nın doğu kenarına bitişik durumda büyük bir bazilika (130 x 46 m boyutlarında) tespit edilmiştir. Bu yıl, yapının beş nefli transept bölümünde sondajlar gerçekleştirilmiştir; burada, aralarında Delphinion’a ait blokların da bulunduğu, yazıtlı, devşirme parçalar görülebilmektedir. Alexander Herda’nın, Delphinion’a ilişkin araştırmaları, altarın özgün olarak Helenistik Döneme ait olduğunu ortaya koymuştur.

Arkaik Döneme tarihlenen Aphrodite kutsal alanındaki kazılara da devam edilmiş ve burada Medusa başlı bir sima parçasına rastlanmıştır. Tapınakta ise 165 parçadan oluşan, pişmiş topraktan bir figürin topluluğu bulunmuştur; bunların pek çoğunun üzerinde farklı renklerde boya kalıntıları görülebilmektedir. Bu yılın en önemli buluntusunu bu grup oluşturmaktadır. En sık rastlanan, MÖ 6. yüzyıl ortalarından hemen önce görülmeye başlanan türde, ellerini dizleri üzerine koymuş, başında büyük bir polos bulunan ve chiton giymiş, oturur haldeki figürdür. İkinci en sık rastlanan tip ise, kollarını kavuşturmuş halde ayakta duran figürdür. Her iki tip de farklı boyutlarda çokça tekrarlanmıştır. Figürler arasında aynı kalıptan yapılmış ancak farklı renklerde bezenmiş, oturur durumda çiftler de bulunmaktadır.

2005

Miletus’taki 2005 yılı çalışmaları birkaç bölgede gerçekleştirilmiştir. Kazı çalışmaları Zeytintepe’deki Arkaik Döneme ait Aphrodite kutsal alanının batı terasında yoğunlaşmış ve burada bir taş ocağı bulunduğu anlaşılmıştır. İn situ halde bulunan iki büyük kireçtaşı bloğundan biri kayadan ayrılmış ve kabaca şekillendirilmiş, diğerini ayırmak için açılan kanal ise tamamlanmamıştır. Bu tür bloklar, MÖ 6. yüzyılın son çeyreğinde tepenin üzerinde inşa edilmiş olan Geç Arkaik Dönem tapınağında kullanılmıştır. Ocak daha sonra buradan çıkan artıklar ve yerleşimin çöpleriyle doldurulmuş ama adak sunmak üzere bothros olarak kullanılmaya da devam etmiştir. Buluntular arasında birçok pişmiş toprak figürin vardır; bunların bir kısmı önceden bilinen tarzlarda olmakla birlikte, farklı tiplerde olanlar da vardır. Biri yüzü örtülü bir kadın diğeri bir satyr biçiminde iki ağızlı kaplar, uzanmış halde alem yapan insanlar ile satyrler bunlar arasında sayılabilir. Tunç eşyalar arasında ise çukur dipli kaseler, mücevherler, bir griffin protomu (kutsal alanda şimdiye kadar altı adet bulunmuştur) ve özgün ahşap sırtlığıyla birlikte büyük bir kalkan vardır. Çanak çömlekler içinde ise Fikellura stili kaplar kayda değerdir. Bunlarda, özellikle Aphrodite ve Dionysos’u resmeden mitolojik sahnelere sıklıkla rastlanmaktadır.

Şehir ve çevresine ilişkin jeofiziksel araştırmalara da devam edilmiş ve Humeitepe’nin doğu tarafında yeni bir liman, Kutsal Kapı’nın dışındaki Kutsal Yol üzerinde yeni mezarlar ve Değirmentepe’nin en batı ucunda bir konut bölgesi tespit edilmiştir; burası yazılı kaynaklarda Oikous olaral adlandırılan dış mahalle olmalıdır. Geç Helenistik Dönem surlarıyla Kalabaktepe arasında tespit edilen sokak dokusu da önemlidir. Burası MÖ 5. yüzyıl surları içinde olmalıdır ve şehrin suriçinde kalan güney bölümüyle aynı doğrultu ve boyutlara sahiptir; ancak yerleşim daha seyrektir.

Bu yıl Athena Tapınağı’ndaki Tunç Çağı tabakalarında kazı yapılmamış ve mevcut malzeme üzerindeki çalışmalara ağırlık verilmiştir.

2004

2004 yılı çalışmaları arasında Zeytintepe’deki Aphrodite kutsal alanı altındaki Geç Arkaik Dönem tapınağında kazılan bir sondaj açması da yer almaktadır. Burada ortaya çıkarılan buluntular arasında geç 6. yüzyıl Attika ithal keramikleri ile bir tripoda ait olduğu düşünülen nitelikli işçiliğe sahip bir tunç grifon başı (protome) sayılabilir.

Tiyatroda ve nymph grottosunun cephesinde restorasyon çalışmaları gerçekleştirilmiş ve ziyaretçi dolaşım patikaları daha kolay algılanır hale getirilmiştir.

Internet sitesi

Kazı internet sitesi http://www.ruhr-uni-bochum.de/milet adresinde yer almaktadır.