Last updated: 2009-02-08

Menekşe Çatağı (Tekirdağ)

The site of Menekşe Çatağı, just west of Karaevli on the edge of the Sea of Marmara, has been excavated since 1996 by Aslı Erim Özdoğan of Çanakkale University and Mehmet Akif Isın for Tekirdağ Museum. The site is in two parts, with a lower terrace separated from the large mound by a modern road. It was occupied in the Chalcolithic period (contemporary with Aşağı Pınar 3), Early Bronze Age and Early Iron Age before a sanctuary was established there in the 6th/5th century BC. Hellenistic remains have also been found.

2007

This year the expanded exposure produced more votive pits in the sanctuary, again with bones of dogs and pigs. In one pit were found Balkan grey sherds of Stencevo type, which are very rare in this area. In another case a vessel had been deliberately smashed with a large stone, which had been left in place on it. Also from pits were finds of the Classical period, including a moulded figurine of a seated, draped goddess.

At a greater depth was found a water-laid layer filled with animal bones, including semi-articulated animal skeletons, fragments of mud brick and pottery of the 12th/11th centuries BC of Balkan type. This would have been a riverbed (in this earthquake-prone area the river changed course frequently) and the site would have been at sea level at this time.

2005

In 2005 work continued in the large exposure, with the uncovering of more ritual burials of dogs in pits. Ash deposits and pottery vessels were associated with the dog burials and date this phase to the latest Late Bronze Age/early Iron Age. The pottery shows Balkan connections. This phase was sealed with mud brick fill that appears to predate the votive phase but the dating is difficult to resolve. The sounding into earlier deposits reached Early Bronze I, with a well-preserved floor.

Excavation of the sanctuary also continued, revealing a courtyard paved with large stones. The building associated with it seems to have a megaron plan, indicating that it is a temple, but more excavation is needed to confirm this. These structures were destroyed by an earthquake but reused afterwards. Coins found in the destruction level date from the Hellenistic as well as the 6th century. The votive pits contain mostly smashed pottery, although an occasional vessel is complete. The vessels include amphorae.

2004

In 2004 investigations took place in the sanctuary. Established in the late 6th century BC, it was destroyed by earthquake in the 5th century. A great deal of wood was used in its construction. A number of votive pits, or bothroi, contained quantities of pottery, including amphoras and vessels of black glaze, late Orientalizing and Black Figure styles. A Severe-style kore was also found. One pit contained the remains of five skulls of babies; others contained burials of young animals (pig, dog).

EB I material was also excavated this year.

Menekşe Çatağı (Tekirdağ)

Marmara Denizi’nin kıyısındaki Karaevli’nin hemen batısında yer alan Menekşe Çatağı’ndaki kazılar, 1996’dan bu yana Çanakkale Üniversitesi’nden Aslı Erim Özdoğan ve Tekirdağ Müzesi’nden Mehmet Akif Işın tarafından yürütülmektedir. Sit, modern yol tarafından iki kısma ayrılan, aşağı teras ile höyükten oluşmaktadır. Yerleşim, Kalkolitik Dönem (Aşağı Pınar 3 ile çağdaş), Erken Tunç Çağı ve Erken Demir Çağında iskan edilmiş; MÖ 6./5. yüzyılda ise bir kutsal alan inşa edilmiştir. Helenistik kalıntılara da rastlanmaktadır.

2007

Bu yıl, kutsal alanda gerçekleştirilen kazılarda, içlerinde yine köpek ve domuz kemiklerinin bulunduğu yeni adak çukurlarına rastlanmıştır. Çukurlardan birinde ise, bu bölgede oldukça az görülen Stencevo tipi, gri renkli Balkan keramik parçaları bulunmuştur. Diğer bir çukurda ise, bir kabın büyük bir taşla bilerek parçalandığı ve taşın da orada bırakıldığı görülmüştür. Çukurlarda Klasik Dönemden de buluntulara ulaşılmıştır; oturmuş haldeki ve kalıpla elde edilmiş, bir tanrıça figürini de bunlar arasında sayılabilir.

Daha derinde, aralarında yarı-eklemli hayvanlara ait iskeletlerin de olduğu hayvan kemikleri ile MÖ 12./11. yy Balkan tipinde kerpiç ve keramik parçalarının görülebildiği bir sel tabakasına ulaşılmıştır. Buranın bir nehir yatağı olduğu (deprem riskinin yüksek olduğu bu bölgede, nehir yataklarının değişmesine sıklıkla rastlanmaktadır) ve yerleşimin bu dönemde deniz seviyesinde yer aldığı düşünülmektedir.

2005

2005’te büyük kazı alanındaki çalışmalara devam edilmiş ve çukurlara yerleştirilmiş halde köpek mezarları ortaya çıkarılmıştır. Küllü dolgular ve toprak kapların köpek mezarlarıyla ilişkili olduğu düşünülerek, söz konusu buluntular Geç Tunç Çağı sonuna ya da Demir Çağı başına tarihlenmiştir. Keramiklerde Balkan etkileri görülmektedir. Bu dönemin üzerinde, adak döneminden önceye ait olduğu sanılan kerpiç dolgu yer almaktadır ancak tarihlendirme oldukça zordur. Daha erken dolgulara uzanan sondajda, İTÇ I’e ait iyi korunmuş bir döşemeye ulaşılmıştır.

Kutsal alanın kazısına da devam edilerek, büyük taşlarla döşeli bir avlu ortaya çıkarılmıştır. Bununla ilişkili yapının megaron tipinde olduğu sanılmaktadır; bu da yapının bir tapınak olduğuna işaret eder ancak kesin bir karara varmak için daha fazla araştırma yapılmalıdır. Bu yapılar bir depremde hasar görmüş fakat daha sonra yeniden kullanılmıştır. Tahribat tabakasında bulunan sikkeler Helenistik Döneme ve 6. yüzyıla aittir. Adak çukurlarında çoğunlukla kırık çanak çömlekler vardır ancak bütün halde bir kap da bulunmuştur. Kaplar arasında amforalar da vardır.

2004

2004 yılı çalışmaları kutsal alana odaklanmıştır. M.Ö. 6. yüzyılın sonunda kurulan yapı grubu, 5. yüzyılda bir deprem sonucu tahrip olmuştur. Yapım sisteminde çok miktarda ahşap kullanılmıştır. Bulunan adak kuyuları (bothroi) içinde, aralarında amforalar ile siyah sırlı Geç Yakın Doğu Sanatına Öykünen (Orientalizing) ve Siyah Figür üsluplarında örnekler bulunan büyük miktarda keramiğe rastlanmıştır. Ayrıca Sert-üslupta (Severe-style) bir kore heykeli bulunmuştur. Bir kuyuda beş bebeğin kafataslarına ait kalıntılara, diğerlerinde ise (domuz, köpek gibi) hayvan yavrusu gömülerine rastlanmıştır.

Bu yılki kazı çalışmalarında ayrıca İTÇ I malzemesi de ortaya çıkarılmıştır.