Last updated: 2006-09-21

Kuşaklı (Sivas)

Excavation at this important Hittite site, ancient Sarissa, 60 km south of Sivas, continues under the direction of Andreas Müller-Karpe. It has close parallels to Boğazköy. There is an acropolis with several temples and on the west slope are three building levels, the lowest dating to the Hittite Old Kingdom. The city gate is of Syrian-Levantine form.

In 2004 excavation took place in three areas: in the north part of the acropolis, at the north-west gate and in the south-west. In the north part of the acropolis an area of housing with "sub-Hittite" pottery was revealed. Small, irregular houses with round corners were built using stones from earlier Hittite buildings. A silo below one house is Hittite in date: it is 3.5 m deep with stone paving at the base. It contained cereals and an amphora with Sarissa stamp.

There were gates at the four corners of the city. Just outside the north-west gate was a pool or dam on the same axis as the gate. The dam wall was 60 m long and 15 m high, of clay with a stone glacis on both sides. It is the oldest known dam in Anatolia. In this area were found a Mycenaean stirrup jar, a fine copper arrowhead and an oven filled with burnt barley. Wood used in the constructions gave a dendrodate of 1530 BC.

In the south-west area a sanctuary building was discovered. It had previously been interpreted from geophysical evidence as a caravanserai. Beneath an overlay of small sub-Hittite houses, it is now revealed as a huge, pillared room, with a wing added on the south-west. Most of the pottery found in it is, however, sub-Hittite and a skeleton of a horse was also found. The building was reused as a stable, with a corridor for war chariots. Earthquake damage is evident in this building.

Kuşaklı (Sivas)

Sivas’ın 60 km güneyinde yer alan ve eski adı Sarissa olan bu önemli Hitit yerleşiminde yürütülen kazı çalışmaları Andreas Müller-Karpe başkanlığında sürdürülmektedir. Yerleşim Boğazköy’le büyük benzerlik göstermektedir. Üzerinde tapınakların yer aldığı bir akropol ile batı yamacında en alttaki Eski Hitit Krallığı Dönemine tarihlenen üç yerleşim tabakası bulunmaktadır. Şehir kapısı Suriye-Levanten tarzındadır.

2004 yılı kazı çalışmaları üç alana yoğunlaşmıştır: Bunlar akropolün kuzey kısmı, kuzeybatı kapısı ve güneybatıda bir alandır. Akropolün kuzey bölümünde, “Hitit-Sonrası” Döneme ait keramiklerin ortaya çıkarıldığı bir konut alanı bulunmuştur. Küçük, düzensiz planlı, yuvarlak köşeli evler, daha eski tarihli Hitit yapılarının taşlarını kullanarak inşa edilmiştir. Evlerin birinin altında bulunan bir silo Hitit döneminden kalmadır; 3,5 m derinliğinde ve zemini taş kaplıdır. İçinde tahıllar ve Sarissa mühürlü bir amfora bulunmuştur.

Şehrin dört köşesinde kapılar yer almaktadır. Kuzeybatı kapının hemen dışında, kapı ile aynı aks üzerinde bir havuz ya da baraj bulunmaktadır. Baraj duvarı 60 m uzunluğunda ve 15 m yüksekliğinde kilden yapılmış, iki yanında taş kaplı rampalar (glacis) oluşturulmuştur. Bu Anadolu’da bilinen en eski barajdır. Bu alanda Miken dönemine ait bir askılı küp, ince işçilikli bir bakır okbaşı ve yanmış arpa dolu bir fırın bulunmuştur. Yapısal ahşap elemanların dendrokronolojik tarihlemesi M.Ö. 1.530 yılına işaret etmektedir.

Güneybatıdaki alanda bir kutsal yapı ortaya çıkarılmıştır. Daha önce jeofiziksel yüzey araştırması sonuçlarına dayanarak bir kervansaray olarak tanımlanmıştır. Küçük Hitit-Sonrası Dönem evlerinden oluşan bir tabaka altında, güneybatısına bir kanat eklenmiş büyük, sütunlu bir oda bulunduğu anlaşılmıştır. Fakat burada bulunan keramiklerin çoğu Hitit-Sonrası Döneme aittir; ayrıca bir at iskeletine rastlanmıştır. Yapı ahır olarak yeniden işlevlendirilmiş ve koridoru savaş arabaları için kullanılmış olmalıdır. Bu yapıda deprem tahribatı açıkça görülmektedir.