Last updated: 2008-02-27
Kubad-Abad (Konya)
Kubad-Abad was established as a summer residence on the western shore of Lake Beyşehir by the Seljuk Sultan Alaeddin Keykubad (1220-1236). It consists of a number of buildings, including two palaces, decorated with polychrome wall tiles. Discovered in 1949, the site was excavated in the 1960s by Katharina Otto-Dorn and since 1980 has been excavated by Rüçhan Arık of Çanakkale Onsekiz Mart University.In 2004 a bath complex, used into the first half of the 14th century, was excavated and in 2006 work took place in an area to the north of it. Two levels of architecture were revealed, including a kitchen with an oven covered with tiles laid diagonally. Within the bath complex was a kiosk decorated with tiles bearing a zigzag pattern in dark blue. The enclosure/fortification wall, with gateway, is set against this complex, but the gate is very damaged and so are the red frescoes here.
In the north sector of this excavation area is a large building but only the tops of the walls have been cleared so far. There are also workshops here and they have produced beautiful, previously unattested tile types: turquoise tiles with musicians of Central Asian type and small, rectangular blue and yellow tiles with pointed top and small point on the bottom. Many coins, all bronze, were found in these rooms.
A roof is being erected over the small palace but is not yet completed.
Kubad-Abad (Konya)
Kubad-Abad, Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubad (1220-1236) tarafından, Beyşehir Gölü’nün batı kıyısında, yazlık ikametgah olarak inşa edilmiştir. İçlerinde iki de saray olmak üzere birçok binayı içermektedir ve duvarları polikrom çinilerle bezelidir. 1949 yılında bulunan alandaki kazı çalışmaları, 1960’larda Katharina Otto-Dorn tarafından yürütülmüştür; 1980’den bu yana ise Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nden Rüçhan Arık tarafından sürdürülmektedir.2004’te, 14. yüzyılın ilk yarısında kullanılmış olan bir hamam kompleksi ortaya çıkarılmış; 2006 sezonunda da yapının kuzeyindeki alanda çalışılmıştır. Burada iki mimari seviyeye ulaşılmıştır. Bulunanlar arasında, içinde çaprazlamasına yerleştirilmiş çinilerle kaplı bir ocak olan bir mutfak da vardır. Hamam kompleksi içinde de, koyu mavi renkte ve zikzak desenli çinilere sahip küçük bir pavyon bulunmuştur. Çevre/koruma duvarı ve giriş, kompleksin karşısında yer almaktadır; ancak kapı ile çevresindeki kırmızı renkli freskler oldukça zarar görmüştür.
Söz konusu kazı alanının kuzey bölümünde büyük bir yapı bulunmaktadır; fakat şimdiye kadar sadece duvar üst kotuna kadar kazılabilmiştir. Burada işlikler vardır ve daha önce görülmemiş, çok güzel çini örneklerine rastlanmıştır. Müzisyenlerin resmedildiği, turkuaz renkli ve Orta Asya tipinde olanlar ile mavi ve sarı renkte, dikdörtgen fakat üstü ve altı sivri olanlar bunlar arasında sayılabilir. Bu odalarda ayrıca çok sayıda tunç sikke bulunmuştur.
2006’da ayrıca küçük saray üzerine bir koruma çatısı yapımına başlanmış ancak henüz tamamlanamamıştır.