Last updated: 2009-02-08

Kibyratis Project

The Kibyratis Project was initiated in 1995 by Thomas Corsten to study the area of the Kibyratis, especially its inscriptions and other sources, in relation to the settlements and other evidence of habitation. The city of Kibyra is located at modern Gölhisar, in the southern part of the province of Burdur. It was the main city in a tetrapolis that included Oinoanda, Balbura and Boubon. Surveys and a program of planning and mapping are being conducted to record the mostly Hellenistic and Roman period remains of the area.

2007

Work in 2007 took place in Kibyra, Boubon and Olbasa.

At Kibyra a copy was made of the inscription found on the last day of the 2006 survey on a limestone slab on the slope below the temple. The slab is from the wall of the temple and rather weathered but is part of a dedication by the Emperor Claudius to Augustus and Livia (referred to as "Nea Demeter"). It is one of the few known dedications to one emperor by another. Near Karaköy village (26 km east of Kibyra) two more Lycian-type rock-cut tombs were recorded. They are below the modern road and are the northernmost examples of this tomb type found so far. In Boubon the inscriptions and erasures on the statues in the Sebasteion were checked to better establish the sculptural program there.

Fifteen new inscriptions were found this year, including a number from the area of Olbasa. One of these, from the village of Belenli, is of particular interest, although it has been reused in a wall around the courtyard of a mosque and is badly weathered. The marble block is a Hellenistic decree of the people of Olbasa, recognising the Nikephoria at Pergamum after their reorganisation by King Eumenes II and stating that the Olbasan envoys to the Nikephoria were provided with 200 drachmae for the sacrifices.

2006

In 2006 three new rock-cut tombs, of different types from those studied last year, were recorded, two in the area of Boubon and one southeast of Kibyra. A limestone block, the upper part of an altar-shaped base, was found near Karamanlı. It bears a list of priests. Other new texts include epitaphs and dedications to various gods, and from Kibyra itself came a marble statue base with an honorary text for Fl. Socrates, dedicated by his nephew Fl. Craterus. Both are already known from the site. At the village of Karamusa were located several reliefs showing a rider-god, who was also depicted on reliefs near the neighbouring village of Yeşilköy, where remains of ancient farmsteads were located.

At Boubon work concentrated on producing a city map, not an easy task on this very overgrown site. The shape and function of some buildings are still not clear, especially as they seem untypical of Roman sites. Preliminary investigations were undertaken at the fortified sites within the territory of this city. Two of the four sites can now be given a pre-Hellenistic date. The largest, Kale Tepe, has about fifty rooms. Also pre-Hellenistic in date are fortified sites near Yehilova and Karamanlı.

2005

In 2005 the project conducted surveys in the region of Kibyra and studies of the city of Boubon and its surrounding area. In the Kibyra area several inscriptions were located, including two epigraphs in Gölhisar and an inscription in Tefenni. This appears to refer to "Troknaseus", although no city from which that name could be derived is known in the area. Two new Lycian tombs were recorded to add to the others already known from the area (these are the most northerly tombs of the type so far found). Like those already identified, they lie on the ancient road from Lycia, through the plain of Elmalı, to the Kibyratis. Other tombs in the area, including one near Kozağacı, show a combination of Lycian and Greek styles.

Explorations at Boubon (modern İbecik), just southwest of Kibyra, revealed a number of remains on the city hill in addition to the theatre and Sebasteion already known. These include a tower and other fortification elements, and a large natural cave. The mouth of the cave has been widened, there is a niche in the back wall and the entire cave and its surrounding rock are encircled by a trench about 90 cm wide cut into the rock. A number of small fortified places surrounded Boubon, three or four of them dating to the Roman Imperial period and one possibly to Hellenistic. The drawing of detailed plans of Boubon and the fortresses will begin in 2006.

See also Kibyra

Bibliography

Thomas Corsten, "Kibyratis in antiquity", Anatolian Archaeology 11 (2005), 27-8
Thomas Corsten, "Kibyratis in antiquity", Anatolian Archaeology 12 (2006), 25-6
Thomas Corsten, "Kibyratis in antiquity", Anatolian Archaeology 13 (2007), 18-19

Kibyratis Projesi

Kibyratis Projesi 1995 yılında Thomas Corsten tarafından, Kibryatis bölgesini araştırmak üzere başlatılmıştır; projede özellikle bölgedeki yazıtların ve diğer kaynakların, yerleşimlerle ve diğer yaşam alanlarıyla ilişkisi tespit edilmeye çalışılmaktadır. Burdur ilinin güney kesimindeki Gölhisar’ın kuzeyinde yer alan Kibyra kenti, Oinoanda, Balbura ve Boubon’un da dahil olduğu bir tetrapolis’in başkentiydi. Proje kapsamında, bölgenin daha çok Helenistik ve Roma dönemlerine ait kalıntılarını belgelemek üzere, yüzey araştırmaları ile kent planı hazırlanması/haritalama çalışmaları gerçekleştirilmektedir.

2007

2007 çalışmaları Kibyra, Boubon ve Olbasa’da gerçekleştirilmiştir.

Kibyra’da, 2006 yüzey araştırmasının son gününde tapınağın aşağısındaki yamaçta, kireçtaşı bir levha üzerinde bulunan yazıtın bir kopyası çıkarılmıştır. Levha, tapınak duvarına aittir ve oldukça hasar görmüştür; ancak İmparator Claudius’un, Augustus ve Livia’a (“Nea Demeter” olarak geçmektedir) bir ithafının parçası olduğu anlaşılmaktadır. Bir imparatorun bir diğer imparatora ithafı olarak, bilinen az sayıdaki örnekten biridir. Karaköy Köyü yakınında (Kibyra’nın 26 km doğusunda), kayaya oyulmuş iki mezar daha belgelenmiştir. Bugünkü yolun aşağısında yer alan mezarlar, bu tarzda şimdiye kadar bulunan mezarların en kuzeydeki örnekleridir. Boubon’da ise, Sebasteion’daki heykeller üzerindeki yazıt ve kazıntılar detaylı biçimde incelenerek, buradaki heykellerin düzeni anlaşılmaya çalışılmıştır.

Bu yıl ayrıca, bir kısmı Olbasa’da olmak üzere on beş yeni yazıt tespit edilmiştir. Bunlardan, Belenli Köyü’nde yer alan bir örnek, bir cami avlusunun duvarında yeniden kullanılmış ve oldukça yıpranmış olmasına rağmen özellikle ilginçtir. Olbasa halkına ait bir karar metnini içeren mermer blokta, Kral II. Eumenes tarafından yeniden düzenlenen Pergamon’daki Nikephoria’nın tanındığı ve kurban törenleri için Olbasanlı elçilere 200 drahmi verildiği belirtilmektedir.

2006

2006 sezonunda, ikisi Boubon bölgesinde ve biri de Kibyra’nın güneydoğusunda olmak üzere, üç adet kaya mezarı tespit edilmiştir; bunlar geçen sene incelenmiş olanlardan farklı tiptedir. Karamanlı yakınında, altar biçiminde bir kaidenin üst kısmını oluşturan kireçtaşı bir blok bulunmuştur; üzerinde rahiplerin isimleri yazılıdır. Yeni bulunan metinler arasında mezar kitabeleri ile çeşitli tanrılara ithaflar vardır; Kibyra’da, yeğeni Fl. Craterus tarafından, Fl. Socrates’e ithaf edilmiş olan ve üzerinde onursal yazıların yer aldığı mermer bir heykel kaidesi bulunmuştur; her ikisi de bu çevrede tanınan kişiliklerdir. Karamusa köyünde de, binici-tanrı betimli kabartmalar bulunmuştur; söz konusu tanrıya ilişkin tasvirlere, çiftlik binaları kalıntılarının tespit edildiği, yakındaki Yeşilköy’de de rastlanmıştır.

Boubon’da, kent planının hazırlanması üzerinde yoğunlaşılmıştır; ancak bölgenin bitkilerle kaplanmış olması çalışmaları oldukça zorlaştırmaktadır. Bazı yapıların biçimleri ve işlevleri halen kesin olarak belirlenememiştir; bunun önemli bir sebebi de bunların Roma kentlerinde görülen yapı tiplerine uymamasıdır. Kente dahil olan tahkim edilmiş yerleşimlerde de ön araştırmalara başlanmıştır. Dört yerleşimden ikisinin Helenistik Dönem öncesine tarihlendiği söylenebilir. Bunlardan en büyüğü olan Kale Tepe’de elli civarında oda bulunmaktadır. Yeşilova ve Karamanlı yakınındaki tahkim edilmiş yerleşimler de Helenistik Dönem öncesine tarihlenmektedir.

2005

2005 sezonunda Kibyra bölgesinde yüzey araştırmaları yapılmış ve Boubon şehri ile çevresi incelenmiştir. Kibyra bölgesinde bulunan birkaç yazıt arasında, Gölhisar’dan iki epigraf ile Tefenni’den bir kitabe sayılabilir. Bu yazıt “Troknaseus”tan bahsetmekle birlikte, bölgede bu ismin kaynağını oluşturabilecek bir şehrin varlığı bilinmemektedir. Bölgede daha önce tanımlananlara ek olarak iki yeni Likya mezarı tespit edilmiştir (bunlar, bu tipin bugüne dek en kuzeyde bulunmuş örneklerini oluşturmaktadır). Daha önce tanımlanan mezarlara benzer biçimde, bunlar da Elmalı Ovası’ndan geçerek Likya’dan Kibyratis’e ulaşan eski yol üzerinde yer almaktadır. Kozağacı yakınında bulunan da dahil olmak üzere, bölgede tespit edilen diğer mezarlar, Likya ve Grek üsluplarının bir bileşimini sunmaktadır.

Kibyra’nın hemen güneybatısında yer alan Boubon’da (bugünkü İbecik) gerçekleştirilen araştırmalarda, varlıkları önceden bilinen tiyatro ve Sebasteion’a ek olarak, şehir tepesi üzerinde yer alan başka bazı kalıntılar ortaya çıkarılmıştır. Bunların arasında bir kule ve başka tahkimat yapıları ile büyük bir doğal mağara sayılabilir. Mağaranın ağzı genişletilmiş, arka duvara bir niş oyulmuş ve mağaranın tamamı ve çevresindeki anakaya, kayaya oyulan 90 cm genişliğinde bir hendekle ile çevrilmiştir. Boubon çevresinde, üç ya da dördü Roma İmparatorluk Dönemine ve biri büyük olasılıkla Helenistik Döneme ait küçük, tahkimatlı yerleşimler bulunmaktadır. Boubon’un ve kalelerin detaylı planlarının hazırlanmasına 2006 yılında başlanacaktır.

Bakınız Kibyra.

Kaynakça

Thomas Corsten, "Kibyratis in Antiquity", Anatolian Archaeology 11 (2005), 27-8
Thomas Corsten, "Kibyratis in Antiquity", Anatolian Archaeology 12 (2006), 25-6
Thomas Corsten, "Kibyratis in antiquity", Anatolian Archaeology 13 (2007), 18-19