Last updated: 2009-09-03
Kanlıgeçit (Kırklareli)
The prehistoric site of Kanlıgeçit is in Turkish Thrace, just south of the town of Kırklareli. It contained a small Early Bronze II-III citadel, with rampart and glacis, and a number of aligned megara with stone foundations. This settlement of Anatolian (Troy I-V) type was preceded by Early Bronze and Chalcolithic levels with Balkan parallels. The excavations, led by Mehmet Özdoğan, began in 1994.2008
Work continues on the EB II-III settlement and this year a very large megaron (about 20 m long) was revealed. In the centre was a large pit, perhaps a favissa (for old cultic and votive items). The megaron may thus have been a sacred building, and it was in use for a very long time. This settlement can now be shown to contain over 100 houses, and it looks like carbon copy of Troy. It was perhaps a way station or trading post for traders from the Troad.A park with reconstructions of ancient Thracian buildings has been established. One of the buildings contains a visitors centre with displays.
2005
Work in 2005 has shown that the EB II-III citadel is looking more and more like that of Troy, and presumably the population came from coastal western Anatolia to exploit the nearby copper mines. The red burnished pottery includes tankards of western Anatolian type and was certainly made locally. The chipped stone includes pressure-flaked arrowheads.As well as the small citadel, there was a lower town, also protected by a massive enclosure wall with heavy stone foundations and probably a superstructure of timber. Two phases dated to EB III have been identified. Housing has a standard orientation, with 14 x 6 m megarons of mud brick built side by side. Occupation is especially dense in the northeastern part of the lower town. In the southwest was an open area, with two deep pits into which votive offerings had been deposited over a long period. This appears to be a sacred area. Soundings below the EB III levels reveal an area of dense domestic occupation with ovens and hearths, in line with the earlier, local settlement tradition.
The EB III levels in the lower town were followed by an impoverished level, when the site became much smaller. The fortification wall went out of use, at the very end of EB III or just after, and on top of it was erected an enigmatic square building, constructed in a new technique: foundations of large stones, earth packed between them and a superstructure of small stones, perhaps to form a dome or vault. Unfortunately this structure was much damaged by Hellenistic reoccupation of the site.
2004
In 2004 the site was cleaned and work resumed. Pottery is comparable to that from the EB III layers at Troy. A layer below the megara produced many ovens and hearths, and work on the glacis revealed several layers of packing. A square building on bedrock outside the glacis is apparently Hellenistic.Kanlıgeçit (Kırklareli)
Kanlıgeçit prehistorik yerleşimi, Türkiye Trakyası’nda, Kırklareli’nin güneyinde yer alır. Tahkimatlı ve taş kaplı eğimli yüzeyli (glacis) küçük bir İlk Tunç Çağı II-III kalesine ek olarak, aynı doğrultuda yerleştirilmiş taş temelli bir kaç megaron bulunmaktadır. Bu Anadolu (Troia I-V) tipi yerleşimin öncesinde ise, Balkanlar’da benzerlerine rastlanan İlk Tunç Çağı ve Kalkolitik dönem tabakaları bulunmaktadır. Mehmet Özdoğan başkanlığındaki kazı çalışmaları, 1994 yılında başlamıştır.2005
2005 yılı çalışmaları İT II-III kalesinin, Troia’dakiyle gittikçe daha fazla benzerlik gösterdiğini ortaya çıkarmıştır; bu durum nüfusun çevredeki bakır madenlerini işletmek üzere Batı Anadolu kıyısından gelmiş olabileceğini düşündürmektedir. Kızıl açkılı keramikler arasında bulunan Batı Anadolu tipinde kapaklı kupalar, yerel olarak üretilmiştir. Yontma taş buluntular arasında basınçla-soyulmuş okbaşları sayılabilir.Küçük kaleye ek olarak, taş temeller üzerinde büyük olasılıkla ahşap iskeletli bir üstyapıya sahip kalın bir çevre duvarıyla korunan bir de aşağı şehir bulunmaktadır. İT III Dönemine tarihlenen iki evre tanımlanmıştır. Evler standart doğrultuda, 14 x 6 m büyüklüğünde yanyana inşa edilmiş kerpiç megaronlardır. Yerleşim özellikle aşağı şehrin kuzeydoğu bölümünde yoğunlaşmıştır. Güneybatıda, içinde uzun bir süreçte birikmiş adak sunuları bulunan iki derin kuyunun bulunduğu bir açık alan yer almakta ve bir kutsal alan olabileceği düşünülmektedir. İT III tabakaları altına yapılan sondajlar, daha erken yerel yerleşim gelenekleri ile uyumlu, fırın ve ocaklar içeren yoğun konut yerleşimi izlenen bir alanın varlığına işaret etmektedir.
Aşağı şehirdeki İT III tabakalarını, fakirleşen bir tabaka izlemektedir; bu dönemde yerleşim de küçülmüştür. Surlar İT III Döneminin sonunda veya hemen ardından kullanım dışı kalmış ve üzerine yeni bir yapım tekniğiyle işlevi bilinmeyen kare-planlı bir yapı inşa edilmiştir: Büyük taşlarla örülmüş temel duvarlarının arası sıkıştırılarak toprakla doldurulmuş ve belki de kubbe veya tonoz biçimli küçük taşlardan örülmüş bir üstörtü ile tamamlanmıştır. Ancak bu yapı, yerleşimin Helenistik Dönemde yeniden iskan edilişi sırasında tahrip olmuştur.
2004
2004 yılında alan temizlenerek çalışmalara devam edilmiştir. Keramik buluntular Troia İT III tabakaları buluntuları ile karşılaştırılabilir. Megaronların hemen altındaki tabakada çok sayıda fırın ve ocağa rastlanmış, eğimli taş kaplı yüzeylerde (glacis) yürütülen çalışmalar sonucu bir kaç sıkıştırılmış tabakanın bulunduğu belirlenmiştir. Tahkimat dışında, anakaya üzerinde yer alan kare planlı bir yapı ise Helenistik Döneme aittir.