Last updated: 2008-09-20

Kaletepe/Kömürcü (Niğde)

The slopes of Göllüdağ, the world's largest obsidian source, have been investigated since 1996 by a Turkish-French team led by Nur Balkan-Atlı and Marie-Claire Cauvin. In one area a Neolithic obsidian workshop dating from 8000 BC (cal.) for the lowest deposit to 4800-4600 BC (cal.) for the highest was excavated. The finds differ from those at Aşıklı and relate to eastern sites such as Mureybit.

The project is now concentrating on Palaeolithic activity on Göllüdağ and hopes to reveal more about hominid migrations to Europe and their relation to Middle Pleistocene Africa and Asia. Since 2003 work has taken place in Kaletepe/Kömürcü Deresi, where recent erosion has revealed an open-air site in the stream bed. Excavation has detailed the longest Palaeolithic sequence in Anatolia. As of 2006, nineteen archaeological levels have been revealed over a depth of 8 m. Lower Palaeolithic (essentially Acheulian) was represented by fifteen levels (XII-III) and Middle Palaeolithic (Mousterian) by four (II', II, I' and I). Work has taken place in two transects (Amont and Aval) about 15 m apart and comparison of the two areas allows the establishment of an overall sequence. Radiocarbon dates for the sequence range from 1.1-1.3 million YBP to 160,000/200,000 YBP, but individual phases have yet to be dated conclusively. The site has produced fine obsidian tools, but because of the acidity of the volcanic soil few organic materials have been preserved.

2006

In 2006 a major objective was establishing the chronology of the various levels. As a result of the volcanic environment, the sediments are composed of pumice stones, sands and silicious gravels (CAVC, Central Anatolian Volcanic Complex). As there are no feldspars, argon dating cannot be used, but a number of radiometric analyses have been undertaken and will be the first step in dating the Acheulian levels. However, radiometric analyses are complex and the process will take some time.

Otherwise, work concentrated in the Amont area where the lower levels had not previously been reached. In 2005 a new level, VAm, was identified immediately under the Level IV collapse. This year work in an area of 18 square metres brought to light two more levels that had not previously been found (VIAm and VI'Am), bringing to nineteen the number of levels. Levels IV, VAm, VIAm and VI'Am belong to the Acheulean but illustrate a different aspect of this vast complex than had previously been found. There is a strong representation of polyhedral pieces, choppers, bifaces and axes. Although Level IV and below in both Amont and Aval areas show exclusively Lower Palaeolithic associations, in VI'Am very ancient Levallois debitage is associated with the Acheulian. The existence of very large Levallois blanks had been supposed in 2004 when fragments of large obsidian blanks, showing considerable expertise in obsidian working, were found. Now, the discovery of a core from which these were produced suggests that the Levallois concept was indeed associated sporadically with Acheulian assemblages. These examples at Kaletepe may be among the earliest occurrences of the Levallois technique.

Level VI'Am thus has a distinctly individual character, and three phases can be identified in the upper levels:
Phase 1 (Levels II' and III) shows a Mousterian context and obsidian is widely used.
Phase 2 (Levels IV, VAm and VIAm) is Acheulian, and obsidian is rare with most tools made from rhyolites and andesites.
Phase 3 (Level VI'Am) is also Acheulian but basalts, almost absent from the levels above and below, have a strong presence and obsidian is well represented. Included among the obsidian artefacts are large Levallois blanks.

In the upper levels (II, II' III) work was restricted to enlarging the original area, but another equid molar was found in Level II, increasing the number of equid remains from that level.

2005

In 2005 work continued in Kaletepe/Kömürcü Deresi 3, where 17 archaeological layers have been revealed over 5 m. Study of the stone industry of Level II found abundant evidence of raw material for creating stone tools but very few worked tools. The material is similar to the early material from Karain. All level are of finely laid deposit except Level IV, which consists of large blocks from a sudden collapse. Well-preserved artefacts found among the debris included large cores of andesite and rhyolite, as well as high quality obsidian. The lack of finished tools suggests the site was a staging area for creating large flakes to be processed at another site. More extensive use of obsidian, especially for hand axes, was attested in Level V.

2004

In 2003 and 2004 in situ Palaeolithic material was excavated in a crevice caused by recent erosion. Sixteen separate phases were identified and finds included a fine selection of obsidian tools and bones, including a very early horse mandible.

See also Göllü Dağ Survey

Bibliography

L. Slimak et al., "Kaletepe (dere 3). Recherches sur les premiers peuplements d'Anatolie. La campagne de 2005", Anatolica Antiqua 14 (2006), 179-88
L. Slimak et al., "Kaletepe Deresi 3: de l'Acheuléen au Moustérien en Anatolie Centrale", Anatolia Antiqua 15 (2007), 257-73

Website

The excavation website is at www.ifea-istanbul.net/archeo/kaletepe.htm

Kaletepe/Kömürcü (Niğde)

Dünyanın en büyük obsidyen kaynağı olan Göllüdağ yamaçları 1996 yılından beri Nur Balkan-Atlı ve Marie-Claire Cauvin başkanlığında bir Türk-Fransız ekip tarafından incelenmektedir. Bir alanda Neolitik Döneme ait bir obsidyen işliğinde yürütülen araştırmalar, bunun tarihinin M.Ö. radyokarbon yılı 8.000’den 4.800-4.600’e uzandığını göstermiştir. Buluntular Aşıklı’da ortaya çıkarılanlardan farklıdır ve Mureybit gibi daha doğuda bulunan yerleşimlerle ilişkilendirilebilmektedir.

Artık Göllüdağ’daki Palaeolitik Dönem etkinliklerine yoğunlaşan proje, Avrupa’ya insansı göçleri ve bunların Orta Pleistosen Çağı Afrika ve Asyası ile ilişkileri konusunda yeni bulgular ortaya çıkarmayı umut etmektedir. 2003’ten beri çalışmalar, yakın tarihli erozyonlar sonucu dere yatağında bir açık hava yerleşiminin ortaya çıktığı Kaletepe/Kömürcü Deresi’nde gerçekleştirilmektedir. Kazılar sonucu Anadolu’da bilinen en uzun Palaeolitik süreç ortaya çıkarılmıştır. 2006 yılında sitte ulaşılan derinlik 8 metreye ve arkeolojik tabaka sayısı da on dokuza ulaşmıştır. Alt Paleolitik Döneme ait (temel olarak Acheul tipi) on beş (XII-III) ve Orta Paleolitik Döneme ait (Moustier tipi) dört (II', II, I' ve I) tabaka tanımlanmıştır. Aralarında yaklaşık 15 m uzaklık bulunan iki kesit (Amont ve Aval) incelenmiş olup, birbiriyle karşılaştırılması sonucu tüm sitin genel kronolojisi oluşturulabilmiştir. Süreç için belirlenen radyokarbon tarihleri günümüzden 1,1-1,3 milyon ila 160.000/200.000 yıl öncesini göstermekle birlikte, tekil evrelerin sıralı tarihleri henüz belirlenememiştir. Yerleşimde ince işçilikli obsidyen aletler bulunmuş fakat volkanik toprağın asiditesi ancak sınırlı miktarda organik malzemenin korunmasına olanak vermiştir.

2006

2006 yılı çalışmalarının temel hedeflerinden biri farklı tabakaların kronolojisinin belirlenmesi olmuştur. Çevrenin jeolojik yapısının volkanik olması nedeniyle, tortul kayaçlar ponza taşı, kum ve silisli çakıllardan oluşur (OAVK, Orta Anadolu Volkanik Kompleksi). Feldspat bulunmadığından argon ile tarihlendirme yöntemi kullanılamamakla birlikte, yapılan radyometrik analizlerin temel amacı Acheul tipi tabakaların tarihlendirilmesidir. Ancak karmaşık yapılı radyometrik analizlerin tamamlanması zaman alacaktır.

Bu arada çalışmalar alt tabakalarına daha önce ulaşılamayan Amont alanına yoğunlaşmıştır. 2005’te, Tabaka IV çöküntüsünün hemen altında VAm adı verilen yeni bir tabaka tanımlanmıştır. Bu yıl 18 metrekarelik bir alanda yürütülen çalışmalar sonucu daha önce varlıkları bilinmeyen iki yeni tabakaya (VIAm ve VI'Am) rastlanmış ve böylece sitteki toplam tabaka sayısı on dokuza ulaşmıştır. Tabaka IV, VAm, VIAm ve VI'Am yine Acheul tipinde olmakla birlikte, bu büyük yapı grubunun daha önce anlaşılmayan yönlerine ışık tutmaktadır. Polihedral biçimli parçalar, satırlar, iki yüzeyli bıçaklar ve baltalar ağırlıktadır. Tabaka IV hem Amont hem de Aval alanında altta kalmakla beraber, her iki tarafta da Alt Paleolitik Dönem ile ilişkilendirilebilecek özellikler göstermekte, Tabaka VI'Am’de çok erken tarihli Levallois tipi birikintiler Acheul tipi ile ilişkilendirilmektedir. 2004 yılında, obsidyen işçiliğinde dikkat çekici uzmanlaşmaya işaret eden son biçimi verilmemiş büyük obsidyen bıçaklar bulunduğunda, Levallois tipi son biçimi verilmemiş çok büyük bıçaklara da rastlanacağı düşünülmüştür. Ancak yeni bulunan ve bu bıçakların üretiminde kullanılan bir çekirdek, Levallois kavramının Acheul tipi buluntu toplulukları ile zaman zaman ilişkili olduğuna işaret etmektedir. Kaletepe’de bulunan bu örnekler Levallois tekniğinin izlendiği en erken tarihli biçimler olabilir.

Bu durumda Tabaka VI'Am’nin diğerlerinden farklı kendi özgü bir niteliği olduğu söylenebilir; üst tabakalarda üç evre tanımlanabilir:
Evre 1’de (Tabaka II' ve III) kontekst Moustier tipinde ve obsidyen kullanımı fazladır.
Evre 2 (Tabaka IV, VAm ve VIAm) Acheul tipinde olup, el aletleri genellikle riyolit ve andezitten yapılmıştır, obsidyene seyrek rastlanır.
Evre 3 (Tabaka VI'Am) yine Acheul tipinde olup, bir alt ve bir üst tabakada rastlanmayan bazalt ile obsidyen yoğundur. Obsidyen objeler arasında Levallois tipi son biçimi verilmemiş büyük bıçaklar yer alır.

Üst tabakalardaki (II, II' III) çalışmalar daha önce açılan alanın genişletilmesiyle sınırlı kalmakla birlikte, Tabaka II bulunan bir ata ait azıdişi, bu tabakadan elde edilen at kalıntılarının sayısını artırmıştır.

2005

2005 yılı çalışmalarına, 5 metreden fazla derinlikte 17 arkeolojik tabakanın ortaya çıkarıldığı Kaletepe/Kömürcü Deresi 3’te devam edilmiştir. Tabaka II taş işçiliğinin incelenmesi, taş alet üretimi için büyük miktarda hammadde bulunmasına karşılık ancak çok az sayıda işlenmiş alet bulunduğunu göstermiştir. Malzeme, Karain’de bulunan erken tarihli malzemeyle benzer niteliktedir. Ani bir çöküntü sonucu yığılmış büyük bloklardan oluşan tabaka IV dışında tüm tabakalar iyi yerleşmiş dolgulardır. Moloz içinde bulunan iyi korunmuş objeler arasında büyük andezit ve riyolit göbekleri ile yüksek nitelikli obsidyen sayılabilir. Tamamlanmış aletlerin azlığı, başka bir yerde üretilecek aletler için büyük taş yapraklarının kırıldığı bir hazırlık alanı olduğunu düşündürmektedir. Tabaka V’te, el baltalarını da içeren, daha geniş bir obsidyen kullanımı izlenmektedir.

2004

2003 ve 2004’te yakın bir tarihte erozyon sonucu oluşan bir çöküntü içinde özgün konumunda bulunan Palaeolitik malzeme kazılarak incelenmiştir. On altı farklı dönem tanımlanmıştır; elde edilen buluntular arasında değerli bir obsidyen el aletleri seçkisi ile çok erken tarihli bir at (mandible) dahil çeşitli kemikler yer almaktadır.

Kaynakça

L. Slimak vd., "Kaletepe (dere 3). Recherches sur les premiers peuplements d'Anatolie. La campagne de 2005", Anatolica Antiqua 14 (2006), 179-88
L. Slimak vd., "Kaletepe Deresi 3: de l'Acheuléen au Moustérien en Anatolie Centrale", Anatolia Antiqua 15 (2007), 257-73

İnternet sitesi

Kazı internet sitesi www.ifea-istanbul.net/archeo/kaletepe.htm adresinde yer almaktadır.