Last updated: 2008-02-26

Hazar Gölü (Elazığ)

Hazar Gölü, one source of the Tigris River, is a small lake 22 km south of Elazığ and northeast of the town of Sivrice, on the Eastern Anatolian fault line. Frequent earthquakes deepen the lake and cause the slopes to cave in so that settlements originally on the edges of the lake are now underwater. In 2005 Çiğdem Özkan Aygün began a survey project on behalf of ITU to study the sunken settlements. The project continued in 2006.

The survey began at the southwest end of the lake where there is a small island, Kilise Adası, with a church mostly under water. Between the island and the shore can be seen the top of a fortification wall, with citadel gate and towers three storeys high. The wall is over 520 m long and is well preserved as soda in the water makes a calcium carbonate seal over everything. A bridge or road leads from the gate towards the current shore. Finds included sgraffito pottery of the 11th-12th century, a time when travellers reported a church or monastery in the area. In antiquity this settlement may have been on an island or on a peninsula.

Other Byzantine sites in the area were also examined to provide comparative material for the architecture.

Hazar Gölü (Elazığ)

Dicle Nehri’nin kaynaklarında biri olan Hazar Gölü, Elazığ’ın 22 km güneyinde, Sivrice kasabasının kuzeydoğusunda ve Doğu Anadolu fay hattı üzerinde yer alan küçük bir göldür. Sıklıkla meydana gelen depremler gölü derinleştirmekte ve eğimli kıyılarının çökmesine, böylece göl kıyısında yer alan eski yerleşimlerin bugün sular altında kalmasına neden olmaktadır. 2005 yılında Çiğdem Özkan Aygün batmış yerleşimleri incelemek üzere İTÜ adına bir yüzey araştırma projesine başlamıştır. Bu çalışmaya 2006 yılında devam edilmiştir.

Yüzey araştırmasına Kilise Adası olarak bilinen küçük adanın yer aldığı gölün güneybatı ucunda başlanmıştır; burada çoğunlukla sualtında kalmış bir kilise yer almaktadır. Ada ile kıyı arasında, üç kat yüksekliğinde bir kapısı ve kuleleri bulunan surun tepesi görülebilmektedir. Bu duvarın uzunluğu 520 metreden fazla olup, gölün sodalı suyu tüm kalıntıların üzerini bir kalsiyum karbonat tabakası ile örttüğünden iyi korunmuştur. Bir köprü ya da yol kapıdan bugünkü kıyıya ulaşmaktadır. Buluntular arasında 11.-12. yüzyıllara tarihlenen sgraffito bezekli keramikler yer almaktadır; bu yolcuların bölgede bulunan bir kilise ya da manastıra seyahatlerini haber vermelerinin gerektiği bir dönemdir. Orta Çağda bu yerleşim bir ada ya da yarımada üzerinde yer almış olmalıdır.

Bölgedeki diğer Bizans sitleri incelenerek mimari karşılaştırma malzemesi elde edilmiştir.