Last updated: 2008-03-28
Harmanören - Göndürle Höyük (İsparta)
This Early Bronze pithos cemetery adjacent to the large mound of Göndürle Höyük is located 1 km to the south-east of Harmanören, at Tepecikaltı. The cemetery area, sloping slightly towards the plain, has suffered from erosion. Also threatened by illegal digs and agricultural activity, it was excavated from 1989 to 1992 by İsparta Museum and since 1993 has been investigated by Mehmet Özsait of the University of İstanbul, on behalf of the museum. İsparta Museum has also made several soundings in the mound, which was occupied from the Late Chalcolithic to the Roman period. In 2005 many more EB graves were revealed.2006
Since 1993 twenty-five trenches have been excavated, gaining a general plan of the cemetery and an understanding of the types of pithos graves and the finds in them. This season nine more pithos tombs were excavated.2003 and 2004
Professor Özsait reports on the 2003 and 2004 seasons in the cemetery:The work in the 2003 campaign was confined to two trenches (S and Ü) and in 2004 to one trench (V). We have unearthed two graves in S trench, 11 in Ü trench and 13 in V trench, i.e. 26 graves in total. Grave Ü4 differs from the others in arrangement and burial type. In this grave, the cranium and long bones were placed in position and covered with layers of stones. On the very top, two large, long blocks were placed. The body was arranged in a crouched fashion.
The remaining graves are pithos burials. They were placed in an east-west direction at an angle of 15-45 degrees. The mouth of the pithos was covered with a stone slab or with pithos sherds (HÖM03Ü9-A) or a bowl (HÖM04V4-A). In all cases, the upper part of the pithos was supported by large stones and sherds.
All of the burials had been disturbed by nature (erosion) as well as by human activity in Bronze Age and present times.
No cremation burials have been found in the cemetery. Although most of the skeletons were scattered, it is clear that they were buried in crouched position. Some pithoi contain more than one burial (graves Ü8, Ü11, V5 and V11). There are two infant burials (V4 and V9), judging from the bones and teeth.
Grave gifts, generally more than one, are placed inside and sometimes outside the pithoi (graves Ü3, Ü8, Ü11, V11).
Among the ceramic finds are spouted jars of Pisidian type, small bowls and spindle whorls. Metal finds are bronze rings, spirals and pins. We have also discovered new pithos forms.
The pithoi found in previous years and small pots found in the campaigns of 2003 and 2004 were delivered to İsparta Museum after conservation and restoration work in our excavation house. The skeletons recovered were studied by the paleoanthropologist Dr Songül Alparslan Roodenberg.
In our opinion, with its settlement Göndürle Höyük, Harmanören necropolis is the third biggest burial site in Anatolia after those of Demircihöyük and Semahöyük. In the excavated part of the necropolis we have discovered EB II and EB III finds along with a small amount of early MBA material.
Website
A report on the 2006 season can be found athttp://www.ttk.org.tr/index.php?Page=Sayfa&No=198
Recent publications
M. Özsait, "Harmanören - Göndürle Höyük Mezarlık Kazısı 2004/The Harmanören - Göndürle Höyük Necropolis Excavations 2004", Anadolu Akdenizi Arkeoloji Haberleri: News of Archaeology from Anatolia’s Mediterranean Areas, İstanbul (2005) 25-30M. Özsait, "Harmanören - Göndürle Höyük Mezarlık Kazısı/The Harmanören - Göndürle Höyük Necropolis Excavations", TÜBA-AR VIII, İstanbul (2005) 170-2
Harmanören – Göndürle Höyük (Isparta)
Büyük Göndürle Höyük’e bitişik bu İlk Tunç Çağı pithos mezarlığı, Harmanören’in 1 km güneydoğusunda Tepecikaltı’nda bulunmaktadır. Ovaya doğru hafif bir eğimi olan mezarlık alanı, erozyona maruz kalmıştır. Ayrıca kaçak kazı ve tarım etkinliği tehditi altında bulunan alandaki kazı çalışmaları, 1989-1992 yılları arasında Isparta Müzesi tarafından yürütülmüş olup, çalışmalar 1993’ten beri müze adına İstanbul Üniversitesi’nden Mehmet Özsait başkanlığında sürdürülmektedir. Isparta Müzesi ayrıca, Geç Kalkolitik ve Roma dönemleri arasında kullanılmış olan höyük üzerinde sondaj çalışmaları gerçekleştirmiştir. 2005 yılında İTÇ mezarlığında aynı biçimde yönlenmiş pek çok mezar daha bulunmuştur.2006
1993 yılından beri 25 açma kazılmış ve mezarlığın genel planı oluşturularak, pithos definleri ile bunlara ait buluntuların tipolojisi anlaşılmıştır. Bu sezon dokuz pithos defini daha kazılarak incelenmiştir.2003 ve 2004
Profesör Özsait 2003 ve 2004 sezonlarında mezarlık alanında yapılan kazılar konusunda aşağıdaki bilgileri sunmaktadır:2003 yılı araştırma çalışmaları iki (S ve Ü) ve 2004 yılı çalışmaları ise tek bir (V) açma ile sınırlı kalmıştır. Açma S içinde iki, Ü içinde 11 ve V içinde 13 adet olmak üzere toplam 26 mezar ortaya çıkarılmıştır. Bunlardan Mezar Ü4, düzenleme ve defin türü bakımından diğer mezarlardan faklıdır. Burada cranium ve uzun kemikler doğru biçimde yerleştirilmiş ve üzerlerine taş dizilmiş, en üste iki büyük ve uzun blok konmuştur; beden çömelmiş haldedir.
Diğer mezarların tamamı pithos biçimindedir. Bunlar doğu-batı yönünde 15-45 derecelik açıyla yerleştirilmiştir. Pithosların ağzı bir taş veya pithos kırıkları (HÖM03Ü9-A) veya keramik parçaları (HÖM04V4-A) ile kapatılmıştır. Tüm örneklerde pithosun üst kısmı, büyük taş ve keramik parçaları ile desteklenmiştir. Tüm mezarlar doğa koşullarının (erozyon) etkisine ek olarak Tunç Çağı ve geçtiğimiz yıllarda insan etkinlikleri sonucu zarar görmüştür.
Mezarlıkta hiç kremasyon gömüsüne rastlanmamıştır. İskeletlerin çoğu dağılmış olmakla birlikte, çömelmiş durumda gömüldükleri açıktır. Bazı pithoslarda (örneğin mezar Ü8, Ü11, V5 ve V11) birden fazla beden bulunmuştur. Ayrıca kemik ve dişler, iki mezarın (V4 ve V9) çocuklara ait olduğunu göstermektedir.
Genellikle sayıları birden fazla olan mezar hediyelerinin, çoğunlukla pithosların içine, bazen de dışına (örneğin mezar Ü3, Ü8, Ü11 ve V11) yerleştirildiği izlenmektedir.
Keramik buluntular arasında Pisidya tipi emzikli küpler, küçük çanaklar ve iğ ağırlıkları sayılabilir. Metal buluntular ise tunç yüzükler, spiraller ve iğnelerden oluşmaktadır. Ayrıca yeni pithos biçimleri belgelenmiştir.
Daha önceki yıllarda bulunan pithoslar ile 2003 ve 2004 çalışmalarında ortaya çıkarılan küçük kaplar, kazı evinde yapılan konservasyon ve restorasyon çalışmalarının ardından Isparta Müzesi’ne teslim edilmiştir. Bulunan iskeletler ise paleoantropolog Dr. Songül Alparslan Roodenberg tarafından incelenmektedir.
Kanımızca yerleşim alanı Göndürle Höyük ile birlikte ele alındığında Harmanören Nekropolü, Demircihöyük ve Semahöyük’ün ardından Anadolu’daki üçüncü büyük gömü alanıdır. Nekropolün kazılan kısmında, İT II ve İT III buluntularına ek olarak az miktarda Erken Orta Tunç Çağı kalıntısına rastlanmıştır.
Kaynakça
M. Özsait, "Harmanören - Göndürle Höyük Mezarlık Kazısı 2004/The Harmanören - Göndürle Höyük Necropolis Excavations 2004", Anadolu Akdenizi Arkeoloji Haberleri: News of Archaeology from Anatolia’s Mediterranean Areas, İstanbul 2005, 25-30M. Özsait, "Harmanören - Göndürle Höyük Mezarlık Kazısı/The Harmanören - Göndürle Höyük Necropolis Excavations", TÜBA - AR VIII, İstanbul 2005, 170-2
İnternet sitesi
2006 araştırma sezonu raporu aşağıdaki adreste incelenebilir:http://www.ttk.org.tr/index.php?Page=Sayfa&No=198