Last updated: 2009-05-20

Eğirdir Caravanseray (Isparta)

Eğirdir Caravanseray, on the southern shore of Eğirdir Lake, was built by the Seljuks on the ancient route that ran along the eastern and southern sides of the lake. The caravanseray was initially studied by Rüçhan Arık, and in 2006 and 2007 excavations were conducted by Rüstem Bozer.

The walls are preserved to 2 m high although all the cut stones have been removed. The excavations revealed a porch (eyvan) and foundations of a pavilion (revak). Part of the relief decoration of the buildings had been reused in the modern village, including a relief with an inscription of the 13th century AD that clearly belongs to the entrance decoration. After 700 years they can be reunited. The inscription dates the caravanseray to 1237/38 AD. Coins of the Seljuk period were found in an ash layer, and the site produced many glazed ceramics from all Seljuk periods. Luster ware and tiles were also found. In addition, there was much unglazed medieval pottery, which will be important for establishing the sequence.  Sixty arrowheads were found, not as many as would have been expected.

Eğirdir Kervansarayı (Isparta)

Eğirdir Gölü’nün güney kıyısında yer alan Eğirdir Kervansarayı, Selçuklular tarafından gölün doğu ve güney kıyılarını takip eden eski yolun üzerinde inşa edilmiştir. Kervansaray daha önce Rüçhan Arık tarafından incelenmiş ve 2006 ve 2007 yıllarında Rüstem Bozer başkanlığında kazı çalışması gerçekleştirilmiştir.

Tüm kesmetaş bloklar sökülmüş olmakla birlikte, duvarlar 2 m yüksekliğe kadar korunmuştur. Kazılar sonucu bir eyvan ile revağa ait temeller ortaya çıkarılmıştır. Yapının özgün kabartma bezekleri yakındaki köyde kullanılmıştır; bunların arasında taçkapıya ait olduğu anlaşılan M.S. 13. yüzyıl yazıtının bir bölümü yer almaktadır. 700 yıl sonra onarılan yazıta göre kervansaray M.S. 1237/38 yılında tamamlanmıştır. Bir kül tabakasında Selçuklu sikkeleri bulunmuş ve sitte yine farklı Selçuklu evrelerine ait çok sayıda sırlı keramik parçası ortaya çıkarılmıştır. Parlak sırlı kaplar ile çinilere rastlanmıştır. Ayrıca kullanım süreci evrelerinin belirlenmesinde önemli rol oynayacak, büyük miktarda sırsız Orta Çağ keramiği bulunmuştur. Bulunan 60 adet okbaşı ise tahmin edilenden çok daha az sayıdadır.