Last updated: 2008-03-28
Didyma (Aydın)
The sanctuary of Apollo at Didyma is south of Miletus, to which it was linked by a scared way. The existing, Hellenistic, temple was preceded by a temple of the 6th century (Archaic period) and a yet earlier one of the 7th century. The temple was particularly famous during the Archaic period. The Didymaion has been investigated by a German expedition, currently led by Andreas Furtwaengler of Halle-Wittenberg University.2006
This season soundings were again made to better understand the Archaic temple (Temple II). A sounding on the north side of the later temple showed the foundation trench was 4.5-5.5 m deep and filled with material that included fragments from the 6th century BC Archaic temple. A georadar examination at the east end of the area found remains of a dodeka-style foundation, indicating that the temple had twelve columns on its short side and thus had a very different plan from the 4th century temple. Soundings were made to the east of the temple to see what had been revealed in the early Wiegand excavations, which had identified an important Archaic stoa, but the remains were not well preserved.Soundings in areas OTC and OTD were sunk to determine whether the stairs there dated from the Archaic period. They revealed a thick fill with finds that included fragments probably from the Archaic temple. As this fill belongs to the late 6th century BC, the stairs must be later and so belong to the 4th century BC.
A study was undertaken of Tavşan Adası, an island north of Didyma and originally part of a peninsula. Walls of the Middle and Early Bronze Ages were found, as well as an imported stone vessel of Pelos type from the second half of the 3rd millennium BC. It is similar to ones from Liman Tepe and Bakla Tepe.
2005
In 2005 a number of soundings were again made in the Late Classical/Hellenistic temple to gain a better understanding of the Archaic temple (Temple II). One sounding in the north pteron revealed the deep stone foundations of Temple II, while soundings in the adyton found no foundations that would suggest that Temple II had a dipteros plan. Examination of the walls of the Archaic naiskos determined that it was destroyed before the Hellenistic one was constructed. An east-west wall inserted into the Archaic naiskos is early Byzantine in date, and was probably part of a staircase in the baptismal area of the first church. The soundings in the adyton also showed that the west wall of the earliest temple (Temple I) should be reconstructed 4 m further west than previously thought.Soundings at the Taxiarchis mound confirmed that its upper terrace was a sanctuary from the first half of the 7th century until its destruction in the second half of the 6th century BC. Finds consisted mainly of drinking vessels, some of which have votive inscriptions.
2004
In 2004 work took place in three areas. In the first, geomagnetic research was conducted near the Sacred Way and around the upper and lower terraces. In the second, excavations were conducted to investigate the foundations of the Hellenistic temple. These proved to be very deep and filled with fragments of the Archaic temple. Over 1000 fragments were found, allowing considerable reconstruction. Dating of the foundation trench suggests the temple was constructed in the 4th century. Finally, work under the cella of the 7th century temple found a water channel. Finds included a bronze tripod and 8th century arrowheads.Website
The excavation website is athttp://www.dainst.org/index_640_en.html
Didyma (Aydın)
Didyma Apollon kutsal alanı kuzeyindeki Miletus’a kutsal bir yolla bağlanmıştır. Günümüzde mevcut olan Helenistik tapınaktan önce aynı konumda bir 6. yüzyıl (Arkaik Dönem) ve bir de 7. yüzyıla tarihlenen daha erken tapınak bulunduğu bilinmektedir. Tapınak özellikle Arkaik Dönemde ünlüydü. Didymaion, bugün Andreas Furtwaengler Halle-Wittenberg Üniversitesi’nden başkanlığındaki bir Alman ekip tarafından incelenmektedir.
2006
Bu sezon Arkaik Dönem tapınağını (Tapınak II) daha iyi anlamak amacıyla yeni sondajlar açılmıştır. Daha geç dönem tapınağının kuzey kenarında kazılan bir sondaj, temel çukurunun 4,5 - 5,5 m derinliğinde olduğunu ve M.Ö. 6. yüzyıl Arkaik Dönem tapınağına ait parçalar da içeren malzeme ile doldurulduğunu göstermiştir. Alanın doğu ucunda jeo-radar ile yapılan inceleme sonucu, dodeka stilinde bir temele ait kalıntılara rastlanmış olması, tapınağın kısa kenarında on iki sütun bulunduğunu, dolayısıyla planının 4. yüzyıl tapınağından çok farklı olduğuna işaret etmektedir. Tapınağın doğusunda, önemli ancak kalıntıları iyi korunmamış bir Arkaik Dönem stoasını tanımlayan Wiegand kazılarında neler ortaya çıkarıldığını belirlemek amacıyla sondajlar kazılmıştır.OTC ve OTD alanlarında, buradaki merdivenlerin Arkaik Döneme ait olup olmadığını belirlemek amacıyla sondajlar açılmış ve büyük olasılıkla Arkaik Dönem tapınağına ait parçalar da içeren kalın bir dolgu tabakasına rastlanmıştır. Bu dolgunun M.Ö. 6. yüzyılın sonuna ait olması, merdivenlerin daha geç bir döneme, büyük olasılıkla M.Ö. 4. yüzyıla ait olduğunu göstermektedir.
Didyma’nın kuzeyinde bulunan ve özgün konumunda yarımadanın bir parçasını oluşturan Tavşan Adası’nda da bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Orta ve İlk Tunç Çağlarına ait duvarlar ile M.Ö. 3. binyılın ikinci yarısına tarihlenen, Pelos tipinde ve Liman Tepe ve Bakla Tepe’de bulunanlarla benzerlik gösteren ithal bir taş kap bulunmuştur.
2005
2005 sezonunda yine Arkaik Dönem tapınağının (Tapınak II) daha iyi anlaşılabilmesi için Geç Klasik / Helenistik Dönem tapınağında bir kaç sondaj çalışması yapılmıştır. Kuzey pteronunda açılan bir sondaj, Tapınak II’nin derin taş temellerini ortaya çıkarmış, adytonda açılan sondajlarda temele rastlanmaması ise Tapınak II’nin dipteros-planlı olduğunu düşündürmüştür. Arkaik naiskos duvarlarının incelenmesi, bu yapının Helenistik Döneme ait odanın inşasından önce tahrip olduğunu kesin olarak göstermektedir. Erken Bizans Döneminde Arkaik naiskosa eklenen doğu-batı doğrultusundaki duvar, büyük olasılıkla ilk kilisenin vaftiz bölümüne ait bir merdivenin parçasıdır. Adytonda açılan sondajlar ise ilk tapınağın (Tapınak I) batı duvarının, daha önce düşünüldüğünden 4 m daha batıda bulunması gerektiğini göstermiştir.Taxiarchis höyüğünde yapılan sondajlar, bunun en yüksek terasının M.Ö. 7. yüzyılın ilk yarısından 6. yüzyılın ikinci yarısında tahrip olana dek bir kutsal alan olarak kullanıldığını doğrulamıştır. Buluntular arasında, bir bölümünde adak yazıtlarına rastlanan içki kapları ağırlıklı olarak yer almaktadır.
2004
2004’te çalışmalar üç alanda yoğunlaşmıştır. Bunlardan ilki Kutsal Yol civarında ve yukarı ve aşağı teraslarda yürütülen jeomanyetik yüzey araştırmasıdır. İkinci olarak Helenistik tapınak temellerini incelemek amacıyla kazı çalışmaları yapılmaktadır. Temellerin çok derin ve Arkaik tapınağın kalıntılarıyla dolu olduğu anlaşılmıştır. Bulunan 1000’den fazla yapı parçası, yapının rekonstrüksiyonuna olanak vermektedir. Temel açmasının tarihlendirilmesi, tapınağın 4. yüzyılda inşa edildiğini göstermiştir. Son olarak, 7. yüzyıl tapınağı cellası altında yapılan çalışmalarda bir su kanalı ortaya çıkarılmıştır. Ele geçen buluntular arasında bir tunç tripod ile 8. yüzyıl okbaşları sayılabilir.İnternet sitesi
Kazı internet sitesi http://www.dainst.org/index_640_en.html adresinde yer almaktadır.