Last updated: 2006-09-22

Central Black Sea Region Survey

A team led by Mehmet Özsait of İstanbul University has been exploring the Ordu and Samsun regions (and the areas inland from there) since 1986.

Professor Özsait reports:
In 2004 we worked in the provinces of Samsun and Amasya. In Amasya, we have surveyed Yoğurtçubaba in Suluova; Karatepe, Ortaova and Mera Küçük Tepe in Merzifon and Demircitepe in Gümüşhacıköy. However, we particularly focused on Göynücek in Amasya, and there we identified twelve settlements from Middle Chalcolithic to Late Antiquity.

In Samsun, we surveyed Lâdik extensively and we have completed our researches there. We have identified 29 settlement sites. The number of settlement sites increases to 39 when we add the findings of previous research by K. Kökten, T. Özgüç, N. Özgüç and U. B. Alkım. According to these findings we can confidently say that settlement in Lâdik started in the Middle Chalcolithic and continued through the Bronze Age and Iron Age to the end of the Roman period.

Although there are fewer settlements of the Chalcolithic and EB I periods, we observed that the number of settlements of EB II, 2nd millennium BC and Iron Age has increased. Among them, Köyiçi Tepesi (= Yurtyeri, EBA, MBA and Iron Age), which was found by my professor U. B. Alkım, is also a very important Iron Age settlement in the region. In our latest research here, along with the potsherds dating to the periods above, we found some fragments of decorated sima and roof tiles. We also found two terracotta covering plaques with relief decoration. One of these shows a mountain goat and the other a lion. We are of the opinion that these covering plaques belong to the first half of the 6th century BC. They are important finds for the cultural history of the region. Köyiçi Tepesi has a special place in the Lâdik region and among contemporary cultures in the vicinity. We are in the opinion that Köyiçi Tepesi must be the site near the Castle of İkizarı, mentioned in Strabo's Geographica (XII III 38) as on the northern bank of Lake Stiphane (Lâdik Gölü).

Our researches continued in Salur (= Yüktepe), an important settlement yielding pottery from Middle Chalcolithic to the Roman period. Like Sarıgazel Höyük and Çakır Höyük, Salur Höyük is one of the important Iron Age settlements in the Lâdik region.
W. Orthmann, who knew very well the cultural features of the Central Black Sea Region, has put forward the suggestion that there are significant similarities between the Late Chalcolithic and Early Bronze settlements of Dündartepe and Tekkeköy on the coast, Kaledoruğu in the subprovince of Kavak and the contemporary cultural layers of Alacahöyük and Alişar, and that these similarities continued throughout the EBA. Also, as W. Orthmann has pointed out, the excavations at Horoztepe, Kayapınar and Maşat Höyük proved that the cultural connections between the Central Black Sea and Central Anatolia were strong. We have also observed these similarities in the form and technical aspects of the ceramic pieces collected from the surface of about thirty settlements of the Chalcholithic period and the EB I during our surveys in Amasya, Samsun, Ordu and Tokat. When J. Mellaart, who conducted surveys in various parts of Anatolia, grouped Early Anatolian cultures, he included the Central Black Sea Region in the Pontus group. The distribution area of this culture includes Kastamonu, the coasts of Sinop-Samsun in the north, from Kolkhis to the Caucasus in the east and, in the interior, the Yeşilırmak basin and the region from Amasya and Merzifon and the Kelkit valley to east of Suşehri. We have surveyed the central parts of this region in detail.

So far, during our surveys in the region we have discovered 400 settlements dating from the Middle Chalcolithic to the end of Late Antiquity. Among these, 29 sites in Lâdik, Kavak and Havza in Samsun, and Hamamözü, Gümüşhacıköy, Merzifon, Göynücek and Suluva in Amasya yielded material contemporary with Early Iron Age finds from Boğazköy-Büyükkaya. Thus, we were able to throw some light on the so-called "Dark Ages" of the Central Black Sea Region. We have also found potsherds belonging to the "Galatian" group of painted vessels found in the Kızılırmak Basin during the Hellenistic period at 24 sites in Lâdik, Havza in Samsun, and Hamamözü, Gümüşhacıköy, Merzifon and Göynücek in Amasya. We have securely identified the northern distribution of this material culture.

Bibliography:
M. Özsait, "Samsun-Ladik Region: The Archaeological Evidence", An International Inter-disciplinary Conference on The Black Sea Region: Past, Present and Future. October 14-16, 2004 Istanbul Technical University, Faculty of Architecture, İstanbul, (2004) 67-8
M. Özsait, "2004 Yılı Karadeniz Bölgesi Yüzey Araşmaları", Türk Eskiçağ Bilimleri Enstitüsü, Haberler, 19 (2005), 28-9
M. Özsait, "Orta Karadeniz Bölgesi Yüzey Araştırmaları/Surveys in Central Black Sea Region", TÜBA-AR, 8 (2005), 147-50

Orta Karadeniz Bölgesi Yüzey Araştırması

İstanbul Üniversitesi’nden Mehmet Özsait’in başkanlık ettiği bir ekip, 1986’dan bu yana, Ordu ve Samsun illerini (ve bunların içbölgelerini) incelemektedir.

Profesör Özsait’in raporu şöyledir:
2004’te Samsun ve Amasya’da çalıştık. Amasya’da, Suluova’daki Yoğurtçubaba’yı; Merzifon’daki Ortaova ile Mera Küçük Tepe’yi; ve Gümüşhacıköy’deki Demircitepe’yi inceledik. Ancak özellikle Amasya’daki Göynücek’te yoğunlaştık ve burada Orta Kalkolitik Çağdan Geç Antik Döneme uzanan on iki yerleşim belirledik.

Samsun’un Ladik ilçesinde de kapsamlı araştırmalar yürüttük ve buradaki araştırmalarımızı tamamladık. Burada yirmi dokuz yerleşim yeri tespit ettik. K. Kökten, T. Özgüç, N. Özgüç ve U. B. Alkım’ın önceki araştırmalarında buldukları da dahil edildiğinde, bu sayı otuz dokuza ulaşmaktadır. Buluntulara göre, Ladik’te yerleşimin Orta Kalkolitik Çağda başladığını, Tunç ve Demir çağlarında da devam ederek Roma Döneminin sonuna kadar uzandığını kesin olarak söyleyebiliriz.

Kalkolitik Çağa ve İTÇ I’e ait daha az sayıda yerleşim olsa da, MÖ 2. binyıl İTÇ II’de ve Demir Çağında yerleşimlerin arttığını gözlemledik. Bunlar arasında, hocam Bahadır Alkım tarafından bulunan Köyiçi Tepesi de (=Yurtyeri; İTÇ, OTÇ ve Demir Çağı) bölgedeki önemli Demir Çağı yerleşimlerinden biridir. Buradaki son çalışmamızda, yukarıdaki dönemlere ait çanak-çömlek kırıklarının yanı sıra, birkaç adet bezemeli sima parçası ile çatı kiremidi parçaları bulduk. Ayrıca iki adet kabartma bezemeli pişmiş toprak kapak levhası bulduk. Bunlardan birinde bir dağ keçisi, diğerinde ise bir aslan resmedilmişti. Bu kapak levhalarının, MÖ 6. yüzyılın ilk yarısına ait olduğu kanısındayız. Bunlar bölgenin kültür tarihi açısından önemli buluntulardır. Köyiçi Tepesi, Ladik bölgesinde ve yakın çevredeki aynı döneme ait kültürler arasında önemli bir yere sahiptir. Köyiçi Tepesi’nin, Strabon’un Coğrafya adlı eserinde bahsettiği (XII III 38), Stiphane Gölü’nün (Ladik Gölü) kuzey kıyısındaki İkizarı Kalesi’nin yakınındaki yerleşim olması gerektiğini düşünmekteyiz.

Araştırmalarımıza, Orta Kalkolitik Çağdan Roma Dönemine kadar çanak-çömleğin bulunduğu önemli bir yerleşim olan Salur’da (=Yüktepe) devam ettik. Salur Höyük de, Sarıgazel Höyük ile Çakır Höyük gibi, Ladik bölgesindeki önemli Demir Çağı yerleşimlerinden biridir. Orta Karadeniz Bölgesi’nin kültürel özelliklerini çok iyi bilen W. Orthmann, sahildeki Dündartepe ve Tekkeköy; ve Kavak ilçesindeki Kaledoruğu’ndaki Geç Kalkolitik Çağ ve İlk Tunç Çağı yerleşimleri ile, Alacahöyük ve Alişar’ın aynı döneme ait kültür katmanları arasında belirgin benzerlikler olduğu ve bunların İTÇ’ye kadar sürdüğü fikrini ortaya atmıştır. Ayrıca, W. Orthmann’ın da belirttiği gibi Horoztepe, Kayapınar ve Maşat Höyük’te yapılan kazılar, Orta Karadeniz ile Orta Anadolu arasındaki kültürel ilişkilerin oldukça kuvvetli olduğunu kanıtlamıştır. Bu benzerlikleri Amasya, Samsun, Ordu ve Tokat illerine bağlı ve Kalkolitik Çağa ve İTÇ I’e ait yaklaşık otuz yerleşimde sürdürdüğümüz araştırmalarımızda yüzeyde bulduğumuz keramik parçaların biçim ve teknik özelliklerinde de gözlemledik. Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde araştırmalar yaparak Erken Anadolu kültürlerini gruplara ayıran J. Mellaart, Orta Karadeniz Bölgesi’ni Pontus grubuna dahil etmişti. Bu kültürün dağılım alanı batıda Kastamonu’yu, kuzeyde Sinop-Samsun sahillerini, doğuda Kolha’dan Kafkasya’ya kadar olan alanı ve iç kısımda da Yeşilırmak Havzası ile Amasya, Merzifon, Kelkit Vadisi ve Suşehri’nin doğusunu kapsıyordu. Bu bölgenin orta kısımlarını ayrıntılı olarak inceledik.

Şimdiye kadarki araştırmalarımızda, bölgede Orta Kalkolitik Çağdan Geç Antik Çağın sonuna kadar uzanan 400 yerleşim tespit ettik. Bunlardan Samsun’a bağlı Ladik, Kavak ve Havza ile, Amasya’ya bağlı Hamamözü, Gümüşhacıköy, Merzifon, Göynücek ve Suluva’daki 29 yerleşimde, Boğazköy-Büyükkaya’da ortaya çıkarılan Erken Demir Çağı buluntularıyla aynı döneme ait malzeme toplandı. Böylece, Orta Karadeniz’in “Karanlık Çağlar” olarak adlandırılan döneminin aydınlatılmasının yolu açılmış oldu. Ayrıca, Samsun’a bağlı Ladik ve Havza ile, Amasya’ya bağlı Hamamözü, Gümüşhacıköy, Merzifon ve Göynücek’teki 24 yerleşimde de, Kızılırmak Havzası’nda bulunan Helenistik Döneme ait “Galatya” boyalı kapları grubuna dahil olan çanak-çömlek parçaları bulduk. Tüm bu veriler, bu malzeme kültürünün kuzeydeki dağılımını kesin olarak belirlememize yardımcı oldu.

Kaynakça:
M. Özsait, "Samsun-Ladik Region: The Archaeological Evidence", An International Inter-disciplinary Conference on The Black Sea Region: Past, Present and Future. October 14-16, 2004 Istanbul Technical University, Faculty of Architecture, İstanbul, (2004) 67-8
M. Özsait, "2004 Yılı Karadeniz Bölgesi Yüzey Araşmaları", Türk Eskiçağ Bilimleri Enstitüsü, Haberler, 19 (2005), 28-9
M. Özsait, "Orta Karadeniz Bölgesi Yüzey Araştırmaları/Surveys in Central Black Sea Region", TÜBA-AR, 8 (2005), 147-50