Last updated: 2008-02-26

Boğazköy (Çorum)

The enormous site of Boğazköy (ancient Hattusha) is situated about 8 km east of Sungurlu. It covers 180 hectares and consists of a main citadel (Büyükkale), a lower city and an upper city. The sanctuary of Yazılıkaya is situated to the north-west. There is evidence of Chalcolithic settlement but the main occupation began at the end of the 3rd millennium and continued throughout the 2nd (later Early Bronze, Middle and Late Bronze Ages). There was an Assyrian Colony here in the early 2nd millennium, and the site then became the Hittite capital until it was destroyed in 1200 BC. Later occupation took place in the Iron Age (9th-5th centuries), Hellenistic, Roman and Byzantine periods. The site has been excavated by German expeditions since 1906, and work is currently proceeding under the direction of Andreas Schachner.

2006

In the valley west of Sarıkale work continued in the same area as in previous years. A 5 m thick erosion layer was first encountered and below it was a thick layer of rubble with occasional finds. They included a Roman terracotta figurine and a Phrygian fibula (a standard type but one rare at this site). There was also a Middle Hittite tablet of a rare type: a topographic text that describes towns, mountains and rivers around a city called Sassuna. It was found in 2004 but two more texts of this period were found in 2006 and so a building of this period must have been located nearby. Other finds from the rubble are a finely modelled terracotta lion's head, a remarkable head of a king (or the sun god as it wears a round cap) and the lower half of a female figurine wearing a skirt like those depicted at Yazılıkaya. No definite date can be given to these finds but the earliest building found in the area was the "barracks" of the 14th century BC.

In a new excavation area in the valley a Byzantine level was found with two Hittite levels below it. The housing is very well preserved in this area, with up to seven courses of brickwork. A unique "tablet" of cylindrical shape was found here. It consisted of clay wrapped around four ropes and is a contract in Hittite with seals of four high officials. It is now clear the whole upper city was occupied in the 14th century and it was probably fortified then too, although no fortifications earlier than the 13th century have been found.

The geophysical survey operated in the southwest area and identified two monumental buildings there.

2004 and 2005

In 2004 and 2005 work was directed towards identifying the date when occupation extended into the Upper City. Excavations in the western part of the Upper City, in the valley west of Sarıkale, found 4 m of erosion fill before reaching cultural deposits. Domestic housing of the 14th century BC provides a contrast with the official and religious nature of the buildings elsewhere in the city. Tablets and bullae were associated with these houses. Below were deposits of early Old Kingdom date (late 16th century BC). Building 2 was especially well preserved. It has thin mud brick walls and a very regular plan. It could be a garrison building, especially as many bronze weapons were found in it. Some of these were clearly foreign, suggesting either that the occupants were foreign mercenaries or that this was booty from foreign wars. Also in this area was a metal workshop, with moulds. Finds included two fine seals, one stone and one bone.

Work also took place at the fortification wall, where two towers and the wall between were reconstructed with the help of terracotta models found at Boğazköy. They were built using ancient techniques and without modern mechanical help. The towers have two floors with an access ladder. In the course of this work much was learnt about ancient building techniques and the reconstruction will now be used to study how such massive mud brick buildings survive weathering and decay.

Website

The excavation websites are at www.dainst.org/index_643_en.html and http://www.hattuscha.de/

Boğazköy (Çorum)

Bu büyük yerleşim (eski adıyla Hattusha/Hatuşa), Sungurlu’nun 8 km doğusundadır. 180 hektarlık alanda kale (Büyükkale), bir aşağı şehir ve bir yukarı şehir yer alır. Yazılıkaya kutsal alanı yerleşimin kuzeybatısındadır. Kalkolitik Dönem izlerine rastlanmakla birlikte, esas yerleşim 3. binyılın sonunda başlamış ve 2. binyıl (İlk Tunç Çağının ikinci yarısı, Orta Tunç Çağı ve Geç Tunç Çağı) boyunca devam etmiştir. 2. binyılın başında burada bulunan bir Asur Kolonisinin ardından, M.Ö. 1.200 yılında yok edilene dek şehir Hitit başkenti olmuştur. Demir Çağı (9.-5. yüzyıllar) ile Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine tarihlenen daha geç yerleşim izlerine de rastlanmaktadır. Bugün Andreas Schachner başkanlığında sürdürülen kazı çalışmaları, 1906’dan beri Alman keşif heyetleri tarafından gerçekleştirilmektedir.

2006

Sarıkale’nin batısında yer alan vadideki çalışmalar, daha önceki yıllarda incelenen alanda sürdürülmüştür. 5 m kalınlığındaki bir erozyon tabakası altında içinde tek tük buluntulara rastlanan kalın bir moloz tabakası bulunduğu anlaşılmıştır. Buluntular arasında Roma Dönemine ait pişmiş toprak bir figürin ile (standart tipte fakat bu sitte nadir rastlanan) bir Frig fibulası sayılabilir. Ayrıca nadir rastlanan tipte bir Orta Hitit Dönemi tableti bulunmuştur: Bu Sassuna adlı bir kentin etrafında yer alan diğer kentler ile dağlar ve nehirleri betimleyen topografik bir metindir. 2004’te bulunan bu metne ek olarak 2006’da aynı döneme ait iki metne daha rastlanması, civarda bu döneme ait bir yapının konumlandığına işaret ediyor olmalıdır. Moloz içindeki diğer buluntular arasında detaylı ve nitelikli işçiliğe sahip pişmiş toprak bir aslan başı, bir kral (veya yuvarlak başlık giymiş olması nedeniyle güneş tanrısı) başı ile Yazılıkaya’da betimlenenleri andıran etekli bir kadın figürininin alt yarısı sayılabilir. Bunlar kesin olarak tarihlendirilememekle birlikte, bu alandaki en erken tarihli yapının M.Ö. 14. yüzyıla ait “kışlalar” olduğunu belirtmek yerinde olur.

Vadide açılan yeni bir kazı alanında ise, bir Bizans tabakası altında iki Hitit tabakasına rastlanmıştır. Duvarları yedi tuğla sırası yüksekliğe ulaşan konutlar çok iyi korunmuştur. Ayrıca yine aynı alanda, daha önce benzerine ratlanmayan silindirik biçimli bir "tablet" ortaya çıkarılmıştır. Bu dört ip üzerine sarılı kilden oluşan ve dört yüksek memurun mührünü taşıyan Hititçe bir sözleşme metnidir. Artık 14. yüzyılda yukarı şehrin tamamında yerleşim bulunduğu açıkça anlaşılmıştır; henüz 13. yüzyıl öncesine tarihlenen sur bulunmamış olmakla birlikte, yerleşim döneminde alanın surlarla çevrildiği düşünülmektedir.

Jeofiziksel yüzey araştırmasına güneybatıda devam edilmiş ve bu alanda iki anıtsal yapının yer aldığı belirlenmiştir.

2004 ve 2005

2004 ve 2005 yılı çalışmaları, yerleşimin hangi dönemde Yukarı Şehre yayıldığını belirlemeye odaklanmıştır. Yukarı Şehrin batı bölümünde, Sarıkale’nin batısındaki vadide yürütülen kazı çalışmaları, kültür kalıntılarının üzerinde 4 m kalınlığında erozyon dolgusu bulunduğunu göstermiştir. M.Ö. 14. yüzyıla tarihlenen konut yerleşimleri, şehrin geri kalan kısımlarında rastlanan resmi ve dini nitelikli mimari ile kontrast oluşturmaktadır. Bu evlerle ilişkilendirilen tablet ve bullalar bulunmuştur. Bunların altında Erken Eski Krallık Dönemine (M.Ö. 16. yüzyılın sonu) tarihlenen dolgular yer almaktadır. İnce kerpiç duvarlara ve düzenli bir plana sahip Yapı 2 özellikle iyi korunmuş bir örnektir. Bulunan tunç silahlar nedeniyle bir garnizon yapısı olabileceği düşünülmektedir. Buluntuların bir bölümü yabancı kaynaklıdır ve bu durum ya kullanıcıların yabancı paralı askerler olduğuna ya da buluntuların başka ülkelerle savaş sonucu elde edilen ganimet olduğuna işaret etmektedir. Yine aynı alanda bulunan kalıplar, burada bir metal işliği bulunduğunu göstermektedir. Bu yapıya ait buluntular arasında, biri taş biri kemik, iki ince işçilikli mühür sayılabilir.

Ayrıca surlarda da çalışmalar yapılmış ve Boğazköy’de bulunan pişmiş toprak modellerden yararlanarak iki kule ve bunları birleştiren duvar yeniden inşa edilmiştir. Bu çalışmada Eski Çağ inşa teknikleri kullanılmış ve çağdaş mekanik yardım alınmamıştır. Her iki kulenin içinde merdivenle ulaşılan iki farklı döşeme seviyesi bulunmaktadır. Eski Çağ yapım teknikleri konusunda bilgi dağarcığımızı genişleten bu rekonstrüksiyon, bundan sonra bu tür büyük kerpiç yapıların dış hava koşulları ve bozulma etkilerine dayanımınının yerinde incelenmesi amacına da hizmet edecektir.

İnternet siteleri

Kazı internet sitesi http://www.hattuscha.de/ ve http://www.dainst.org/index_643_en.html
adresinde yer almaktadır.