Last updated: 2009-05-18

Bayraklı (İzmir)

The mound of Bayraklı (Old Smyrna), just north of İzmir, was originally on the end of a peninsula jutting into the bay of İzmir. It was occupied from Early Bronze Age (Troy I) until the beginning of the Hellenistic period. Among the most important buildings is the temple of Athena, dating from the end of the 7th century. Excavations were conducted from 1948 to 1951 by J. Cook and Ekrem Akurgal and resumed by Akurgal in 1966. The investigations are now led by Meral Akurgal.

2007

In H trench excavations had produced deposits from the 4th century BC to the Geometric period and this year earlier layers were investigated. Among the finds was a Protogeometric oinochoe.

Excavations also continued in the area of the two city walls, the inner one dated to the third quarter of the 7th century BC and the outer one to the early 6th century BC. In 2006 mud brick cross-walls were found between them, limiting access. This year, between the two city walls and north of a previously excavated megaron was found a second megaron, which contained burials with gifts dating to 625-550 BC, including an Orientalizing aryballos and a ram rhyton.

Investigations also took place in the area of the temple of Athena and the altar. The remains of a stone road of the Archaic period led to the altar, although the altar is of the Classical period. Next to the altar was found a building containing metal votive plaques and glass of the Roman period, as well as lamps datable to the 2nd century AD. They indicate that the cult was still active at that time.

2006

This season continued to focus on the area to the east and south of the settlement mound, and especially the two city walls: the mid 7th century BC inner wall and the late 7th to early 6th century BC outer wall, which contained a 5.6 m wide entrance gateway. A walled path with two gateways led towards the Athena temple. Remains of a 13 m thick mud brick wall were also found, associated with a 6th century Chian amphora.

This southeastern area was used as a necropolis. This year a number of sarcophagi were excavated. Finds included faience figurines with suspension holes, dating from the late 7th century to mid 6th century BC.

2004

In 2004, work continued tracing the 7th century city wall systems. The first wall dates to the second half of the 7th century and consisted of mud brick on stone foundations. It was destroyed, perhaps when Alyattes of Lydia captured and destroyed the city in 600 BC. The second wall dates to the second half of the 6th century and was of finer workmanship, with well-cut masonry. It may have been erected in response to the activities of Croesus. Among the features of the second wall were a stepped terrace with 6 m wide entrance gate, a curved wall that may have been a tower projecting beyond the wall and a corner tower of tufa blocks. Finds associated with the wall include a Persian helmet and arrow points and an earring of the same type as those found earlier in tombs.

Bibliography
Meral Akurgal, "Alt-Smyrna", Byzas 3 (2006) 373-82

Bayraklı (İzmir)

İzmir’in kuzeyinde bulunan Bayraklı Höyük (Eski Smyrna), eskiden İzmir Körfezi’ne uzanan bir yarımadanın ucunda yer alıyordu. Yerleşim tarihi İlk Tunç Çağından (Troia I) Helenistik Dönemin başına kadar uzanır. En önemli yapılardan biri olan Athena Tapınağı 7. yüzyıla tarihlenmektedir. 1948-1951 yılları arasında J. Cook ve Ekrem Akurgal tarafından yürütülen kazılar 1966’da Akurgal yönetiminde yeniden başlamış ve bugün Meral Akurgal başkanlığında sürdürülmektedir.

2007

H açmasında gerçekleştirilen kazılar sonucu M.Ö. 4. yüzyıldan Geometrik Döneme uzanan kalıntılar ortaya çıkarılmış ve bu yıl daha erken tarihli tabakalar incelenmiştir. Buluntular arasında Protogeometrik Döneme ait bir oinochoe anılabilir.

Ayrıca, iç taraftaki M.Ö. 7. yüzyılın üçüncü çeyreğine ve dış taraftaki M.Ö. 6. yüzyılın başına tarihlenen iki şehir duvarı arasındaki alanda kazı çalışmalarına devam edilmiştir. 2006’da iki duvar arasında geçişi engelleyen kerpiç bağlantı duvarları bulunmuştur. Bu yıl iki duvarın arasında ve daha önce kazılan bir megaronun kuzeyinde, M.Ö. 625-550’ye tarihlenen ve aralarında yakın doğu sanatına öykünen bir aryballos ve bir koç rhytonu bulunan hediyeler içeren ikinci bir megaron bulunmuştur.

Athena tapınağı ve sunağı çevresinde incelemeler yapılmıştır. Sunağın Klasik Döneme ait olmasına rağmen, sunağa uzanan Arkaik Döneme ait taş kaplı bir yol bulunmuştur. Sunağın yanında Roma Dönemine ait metal adak levhaları ve cam objeler ile M.S. 2. yüzyıla tarihlendirilebilecek kandiller bulunan bir yapı yer almaktadır. Bulgular kültün bu dönemde halen etkinliğini koruduğunu göstermektedir.

2006

Bu sezon çalışmalar, yerleşim höyüğünün doğu ve güneyinde bulunan alanlar ile özellikle iki şehir suruna odaklanmaya devam etmiştir. Bunlardan iç sur, M.Ö. 7. yüzyıla, 5,6 m genişliğinde bir kapısı bulunan dış sur ise M.Ö. 7. yüzyılın sonu ile 6. yüzyılın başına tarihlenmektedir. Üzerinde iki kapı bulunan duvarlı bir yol Athena Tapınağına ulaşmaktaydı. Ayrıca, 6. yüzyıla tarihlenen bir Chios amforası ile ilişkilendirilebilen 13 m kalınlığında bir kerpiç duvarın kaıntıları bulunmuştur.

Güneydoğudaki bu alanın ayrıca nekropol olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Bu yıl bir kaç sarcophagus kazılarak incelenmiştir. Buluntular arasında, M.Ö. 7. yüzyılın sonu ile 6. yüzyılın ortası arasına tarihlenen, üzerinde askı delikleri bulunan fayans figürinler dikkat çekmektedir.

2004

2004’te 7. yüzyıl surlarının belgelenmesine devam edilmiştir. Taş temel duvarları üzerinde kerpiçten oluşan ilk duvar 7. yüzyılın ikinci yarısına tarihlendirilmektedir ve büyük olasılıkla Lidya kralı Alyattes M.Ö. 600’de şehri ele geçirerek yok ettiğinde harap olmuştur. 6. yüzyılın ikinci yarısına tarihlendirilen ince işçilikli kesme taş ikinci duvar ise, Kroesus’un etkinlikleri nedeniyle inşa edilmiş olabilir. Bu ikinci duvarın üzerinde 6 m genişliğinde bir kapı ile basamaklı bir teras, duvar dışına taşan bir kule olabileceği düşünülen yuvarlak bir duvar ve tüf bloklarla inşa edilmiş bir köşe kulesi yer almaktadır. Duvarla ilişkilendirilen buluntular arasında bir Pers miğferi ve okbaşları ile daha önce mezarlarda bulunanlarla aynı tipte bir küpe sayılabilir.

Kaynakça
Meral Akurgal, "Alt-Smyrna", Byzas 3 (2006) 373-82