Last updated: 2008-02-26

Alanya (Antalya)

The citadel of Alanya was probably occupied from the Bronze Age and was fortified during the Hellenistic period, when it was known as Korakesion. Most remains date from the 13th century when it was a major port for the Seljuk rulers of the Sultanate of Rum. Extensive building took place in the time of Sultan Alaeddin Keykubad. Remains of the palace, fortification walls and shipyard/arsenal are still visible. Excavations at the site are led by M. Oluş Arık.

2006

Work continued in the Seljuk palace with repairs to the entrance doorway and inscription. Conservation of the frescoes is planned for 2007. In the citadel the small barrel-vaulted chapel was cleaned. It has fine wall paintings and the threshold is a reused slab with Greek, possibly imperial, inscription. Two bronze cross pendants were found here.

Excavations at the Kızıl Kule (Red Tower) produced a great variety of pottery, from Roman to 19th century (including blue willow pattern), and turquoise Seljuk tiles.

2004-2005

In 2004 excavations continued in the area of the Seljuk palace. Below the 12th to 13th century church that had been incorporated into the palace was a 6th century basilica and the remains of a Hellenistic settlement. In 2005 new investigations of the so-called Seljuk bath in the south-eastern part of the citadel uncovered a rectangular pool. It is against the north side of the bath building and contained glazed tiles similar to those from the palace.

Alanya (Antalya)

Alanya Kalesi büyük olasılıkla Tunç Çağından başlayarak iskan ve Korakesion adıyla bilindiği Helenistik Dönemde tahkim edilmiştir. Kalıntıların çoğu, Anadolu Selçuklu Devleti sultanlarının önemli bir limanı haline geldiği 13. yüzyıla aittir. Özellikle Alaadin Keykubat döneminde büyük bir yapılaşma etkinliğine sahne olmuştur. Saray, sur duvarları ve tersane / askeri teçhizat deposuna ait kalıntılar halen görülebilmektedir. Kazılar M. Oluş Arık başkanlığında gerçekleştirilmektedir.

2006

Selçuk Sarayı’ndaki çalışmalar giriş kapısı ve yazıtına yapılan onarımlarla sürdürülmüştür. 2007 yılında fresklerin konservasyonu planlanmaktadır. Kale’de küçük beşik tonozlu şapel temizlenmiştir. İçinde nitelikli duvar resimleri bulunan bu yapının kapı eşiğini oluşturan devşirme taş levhanın üzerinde, büyük olasılıkla İmparatorluk Dönemine ait Yunanca bir yazıt yer almaktadır. Burada ayrıca iki adet asma tunç haç bulunmuştur.

Kızıl Kule’de yürütülen kazı çalışmaları sonucu, Roma Dönemi ile (mavi söğüt deseni dahil) 19. yüzyıl aralığına tarihlenen çok çeşitli nitelikte keramikler ile turkuaz renkli Selçuk Dönemi çinileri ortaya çıkarılmıştır.

2004-2005

2004 yılı kazı çalışmalarına Selçuklu sarayı etrafında devam edilmiştir. Saray yapı grubunun bir parçası haline gelen 12.-13. yüzyıl kilisesinin altında 6. yüzyıla tarihlenen bir bazilika ile Helenistik Dönem yerleşimine ait kalıntılar bulunmaktadır. 2005 yılında kalenin güneydoğu bölümünde yer alan ve Selçuklu hamamı olarak bilinen yapı grubunda gerçekleştirilen kazı çalışmaları dikdörtgen biçiminde bir havuzun ortaya çıkarılmasını sağlamıştır. Hamamın kuzey bölümünde yer alan havuzda, sarayda bulunanlarla benzer nitelikte sırlı pişmiş toprak karolara rastlanmıştır.