Last updated: 2008-03-28
Aizanoi (Kütahya)
The well-preserved site of Aizanoi is located at Çavdarhisar, 54 km south-west of Kütahya. It has important Roman remains and was the site of an early Christian bishopric. Excavations at the site, sponsored by the German Archaeological Institute, have been directed by Schede and Krencker (1926-1928) and Rudolf Naumann (1978-1984) and continue under Klaus Rheidt. Among the Roman buildings are the Temple of Zeus (with barrel-vaulted substructure devoted to the worship of Kybele), bath buildings and stadium with a theatre attached at the north end.2006
A symposium was held to review the results from the first phase of investigations at the site, completed in 2005. The material ranged from the prehistoric to modern and covered architecture, coins, epigraphy and the city plan, including results of the geophysical surveys and correlations of building alignments with a modern map. Also discussed was the cult of Meter Steune (Kybele), as represented by the terracotta figurines found in a bothros and showing Meter wearing a polos and flanked by two children standing on lions, and the prehistoric settlements found below the temple of Zeus. The podium had cut into the prehistoric mound, where structures and finds of EB II, EB I and Chalcolithic were identified.This season also initiated a new focus on the Hellenistic settlement. A well-preserved Hellenistic house was excavated in the temple area and it produced 3rd century BC pottery that was Hellenistic in style but Iron Age in technique, having a grey slip of local Phrygian Iron Age type. By the mid 1st century BC, however, the settlement was established as a Hellenistic polis, and in 25-24 BC the first local coins were minted. Ralf van der Hoff will be the new director of this second phase of research on the Hellenistic settlement.
Major discoveries have also been made on the date of the temple of Zeus and its dedication (publication is in Istanbuler Mitteilungen). The architrave had holes for fixing on gilded bronze letters. Originally the temple was dated to the Hadrianic period, mainly because of the style of its ornament. Richard Posamentir and M. Wörrle helped decipher the holes by noticing that there were also pour channels associated with them. The direction of these channels limited the possible letter forms for each group of holes and, using Greek letters, the letters can be interpreted as a dedication in the year 92 AD to the emperor and the god Zeus. This clarifies that the temple was for the worship of the emperors and Zeus only, and not also for the worship of Meter, as had been thought by Naumann because of the chamber under the temple. A series of local coins of the Domitianic period featuring a temple can now be understood as representing this temple. The extravagant temple was set up with limestone beams over a pseudodipteral area and was larger than the temple being built in Ephesus for the imperial cult of the Flavian emperors. A blank area was left in the dedication on the architrave before the word polis, most likely for metro in anticipation of receiving this official title from the emperor. It is a remarkable testament to the level of inter-city competition at the time.
Study of patronage and the city's development in relation to the Second Sophistic culture also became clearer in relation to the phases of the theatre-stadium complex. It was established in the Domitianic period in the 1st century AD with earth seats, perhaps in imitation of the complex at Olympia, and then in the second quarter of the 2nd century the theatre received its stone seating. In the second half of the 2nd century Roman-style side buildings were added to the theatre, and the stadium was covered with stone around 160 AD. Aizanoi had become a member of the pan Hellenion at Athens, and the benefactor who converted the stadium to stone was most likely influenced by Herodes Atticus's dedication of a marble stadium at Athens. There is a clear correlation between the increase in public building programs and patronage during the 1st and 2nd centuries AD.
2004
In 2004 investigation in the area of the south corner of the Hadrianic Temple of Zeus produced evidence of earlier occupation, despite the extensive terracing of the top of the mound when the temple was built. A Early Bronze II (2900-2400 BC based on C-14 dating) two-roomed rectangular building was built of mud brick and wood and was similar to houses at Demirci Höyük, although there is no sign of domestic activity here and in its later phases the building had a podium, suggesting it was a public edifice. Above this were Phrygian deposits, including an oven. Also in this area was found a Hellenistic house dating from the early 2nd century BC. It was destroyed in the middle of the century, preserving the remains of wall paintings, ceramics, statuettes and archive seals, as well as other evidence of Hellenistic domestic culture.North-west of the Doric columnar court was found a bouleuterion or odeion, dating from Trajanic terracing for the Zeus sanctuary. The parados was built from reused seats, perhaps from an earlier theatre in this area. In the 3rd century AD, when its cavea was refurbished, the building was converted to hold water games, and in the 4th century a stage building was added, perhaps so that the building could function as an odeion. Just below the mid-Byzantine domestic levels in the area was found an earlier Byzantine layer resulting from the burning of marble elements, most likely seats from the odeion.
Surveys in the region over many years have produced evidence of widespread worship of Kybele, in the form of hundreds of terracotta figurines.
Bibliography
Klaus Rheidt, "Aizanoi", Byzas 3 (2006) 5-10Website
The excavation website is athttp://www.dainst.org/index_638_en.html
Aizanoi (Kütahya)
İyi korunmuş bu yerleşim Kütahya’nın 54 km güneybatısında Çavdarhisar’dadır. Önemli Roma Dönemi kalıntılarına sahip, erken bir Hristiyan piskoposluk merkezidir. Alman Arkeoloji Enstitüsü tarafından desteklenen kazı çalışmaları, Schede ve Krencker (1926-1928) ve Rudolf Naumann (1978-1984) başkanlığında yürütülmüş ve Klaus Rheidt yönetiminde sürdürülmektedir. Roma Dönemine tarihlenen yapılar arasında (Kibele kültüne adanmış beşik tonozlu bir altyapısı bulunan) Zeus Tapınağı, hamamlar ve kuzey ucunda bir tiyatro bulunan stadium sayılabilir.2006
Sitteki çalışmaların 2005’te tamamlanan ilk evresinde elde edilen sonuçları değerlendirmek amacıyla bir sempozyum gerçekleştirilmiştir. İncelenen malzeme prehistorik dönemden modern çağlara uzanmakta ve mimarlık, numüzmatik, epigrafi ve kent planlamaya ek olarak, jeofiziksel yüzey araştırması sonuçları ile yapı konum ve sınırlarının günümüz haritarıyla çakıştırılmasını da kapsamaktadır. Ayrıca bir adak kuyusu (bothros) içinde bulunan, iki yanında aslanlar üzerinde ayakta duran birer çocuk yer alan polos giymiş bir Meter’i betimleyen pişmiş toprak figürinlere dayanarak, Meter Steune (Kybele) kültü ile Zeus Tapınağı altında bulunan prehistorik dönem kalıntıları tartışılmıştır. Tapınak podiumu prehistorik höyüğü kesmektedir. Höyükte İT II, İT I ve Kalkolitik dönemlere ait yapı ve buluntular da yer almaktadır.Bu sezon başlanan yeni bir çalışma Helenistik Dönem yerleşimine odaklanmıştır. Tapınak bölgesinde yer alan iyi korunmuş Helenistik bir konut kazılmış ve M.Ö. 3. yüzyıla tarihlenen Helenistik üslupta ancak Demir Çağı tekniğiyle üretilmiş, yerel Frig Demir Çağı tipinde gri astarlı keramikler bulunmuştur. Yerleşim ancak M.Ö. 1. yüzyılın ortalarında Helenistik bir polis haline gelmiş ve M.Ö. 25-24’te ilk yerel sikkeler basılmıştır. Helenistik Dönem yerleşimi üzerinde yürütülecek ikinci araştırma evresinin başkanlığını Ralf van der Hoff yapacaktır.
Ayrıca Zeus Tapınağının tarihi ve (Istanbuler Mitteilungen’de yayınlanan) adanması konusunda önemli bulgulara ulaşılmıştır. Altın varaklı tunç harfleri tutturmak için arşitrav üzerine delikler açılmıştır. Tapınak daha önce, bezeme üslubuna dayanarak Hadrian Dönemine tarihlenmiştir. Richard Posamentir ve M. Wörrle deliklerin akıtma kanalları ile ilişkili olduklarını farkederek amaçlarının anlaşılmasına yardımcı olmuştur. Kanalların yönü, her delik grubu için uygun harf biçimlerini sınırladığından, Yunan alfabesini kullanarak harflerin tanımlanması mümkün olmuş ve yazıtın tapınağı M.S. 92 yılında imparator ve tanrı Zeus’a adadığı anlaşılmıştır. Böylece tapınağın yalnızca imparator ve Zeus kültleri için yapıldığı, ancak Naumann’ın tapınağın altında yer alan odaya dayanarak öne sürdüğü gibi Meter kültünü içermediği kesin olarak anlaşılmıştır. Domitian Dönemine tarihlenen ve üzerinde bir tapınak betimi yer alan bir dizi yerel sikkenin de bu tapınağı betimlediği açıktır. Pseudodipteros üzerine yerleştirilmiş kireçtaşı kirişlerle inşa edilen bu gösterişli tapınak, Flavius Hanedanı imparatorluk kültü için Ephesus’ta inşa edilenden daha büyüktür. Arşitrav üzerindeki adak yazıtında polis kelimesinden önce bir boşluk bırakılmıştır; bunun amacı büyük olasılıkla kısa bir süre sonra imparatordan resmen alınacağı umulan ünvanın ardından, bu sözcüğün önüne metro ekini yerleştirmektir. Bu bulgu, dönemin şehirlerarası rekabetine işaret eden önemli bir kanıttır.
Hamilik kurumu ve şehrin gelişiminin İkinci Sophist kültür ile ilişkili olarak incelenmesi, tiyatro-stadium yapı grubunun evrelerinin değerlendirilmesi ile açıklık kazanmıştır. M.S. 1. yüzyılda Domitian Döneminde, belki de Olympia’daki yapı grubunu taklit eden toprak sıralar varken, 2. yüzyılın ikinci çeyreğinde tiyatroya taş sıralar yapılmıştır. 2. yüzyılın ikinci yarısında Roma üslubunda yan binalar eklenmiş ve M.S. 160’ta stadium taş kaplanmıştır. Bu dönemde Atina’daki Pan Hellenion’un üyesi haline gelen Aizanoi, stadiumu taş kaplatan hami Herodes Atticus'un Atina’da yaptırdığı mermer stadiumdan etkilenmiş olmalıdır. M.S. 1. ve 2. yüzyıllarda kamu yapılaşma programları ile hamilik kurumu arasında açık bir ilişki bulunduğu izlenir.
2004
2004 yılında Hadrian dönemi Zeus Tapınağı’nın güney köşesinde yapılan incelemeler, tapınağın inşası sırasında höyüğün üst kısmının tesviye edilmiş olmasına rağmen daha eski dönemlere ait kalıntıların ortaya çıkarılmasını sağlamıştır. (Karbon-14 yöntemiyle M.Ö. 2.900-2.400 yıllarına tarihlenen) İlk Tunç II tabakasında, Demirci Höyük’teki evlere benzeyen, kerpiç ve ahşaptan yapılmış iki-odalı dikdörtgen planlı bir yapı bulunmuştur, ancak konut işlevi izine rastlanmamış ve geç dönemlerde eklenen bir podium yapının kamusal bir anıt olabileceğini düşündürmüştür. Bunun üzerinde bir fırını da içeren Frig Dönemine ait kalıntılar bulunmuştur. Yine aynı alanda M.Ö. 2. yüzyılın başında tarihlenen bir Helenistik konut yer almaktadır. Aynı yüzyılın ortalarında tahrip olduğu düşünülen bu yapıda duvar resimleri, keramik, heykelcik ve arşiv mühürleri gibi Helenistik Dönem konut kültürüne ait çeşitli kalıntılara rastlanmıştır.Dor düzeninde sütunlarla çevrili avlunun kuzeybatısında, Zeus kutsal alanının Traian döneminde tesviye edilmesi sırasında inşa edildiği düşünülen bir bouleuterion ya da odeion yer almaktadır. Yapının paradosu, büyük olasılıkla daha önce burada yer alan bir tiyatrodan devşirme oturma yerleri yeniden kullanılarak inşa edilmiştir. M.S. 3. yüzyılda, cavea bölümünün yenilenmesi sırasında yapı su-oyunları için yeniden düzenlenmiş ve 4. yüzyılda, belki de odeion olarak kullanılmasına olanak vermek için bir sahne yapısı eklenmiştir. Aynı alanda yer alan Orta-Bizans Dönemi konut tabakalarının hemen altında, büyük olasılıkla odeionun oturma yerleri olduğu düşünülen, yanmış mermer yapı elemanlarından oluşan daha erken bir Bizans tabakasına rastlanmıştır.
Bölgede uzun süre devam eden yüzey araştırmaları sonucunda Kibele ibadetinin yaygın olduğunu kanıtlayan yüzlerce pişmiş toprak heykelcik ortaya çıkarılmıştır.
Kaynakça
Klaus Rheidt, "Aizanoi", Byzas 3 (2006) 5-10İnternet sitesi
Kazı internet sitesi http://www.dainst.org/index_638_en.html adresinde yer almaktadır.